Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/7075 E. 2025/12613 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7075
- Karar No
- 2025/12613
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/597 E. 2025/61K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işyeri işçilerinden kurum sigortalısı ...'ın 06.05.2010 tarihinde davalı iş yerinde geçirdiği iş kazası sonrası davacı kurum tarafından 16.510,25 TL ilk peşin sermaye gelir bağlandığını, 412,41 TL fiili ödeme yapıldığını, 531,07 TL ilaç, 5094,90 TL hastane masrafı, 4.221,33 TL iş göremezlik ödeneği olmak üzere şimdilik 26.769,96 TL kurum zararı doğduğunu, davalının iş güvenliği hükümlerine aykırı davranması nedeni ile sorumluluğu doğduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaldı ile şimdilik 5.354,00 TL kurum alacağının gelirlerin onay, tediyelerin ödeme ve masrafların sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 12.12.2013 tarihli dilekçe ile talebini 18.738,95 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... ve ... San ve Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde; davalı iş yerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tedbirlerin alındığını, davacı kurumun aldığı raporun yasal dayanağı olmadığını, şahsın alınan beyanında kalıp değiştirirken iş yerinde çalışan ...'ın kalıp kapağının düğmesine yanlışlıkla basması sonucu elinin iki kapağın arasına sıkıştığını belirten beyanları olduğunu, dolayısıyla kazanın üçüncü bir kişinin kusuru ile meydana geldiğini, davalının tüm tedbirleri alsa da üçüncü şahısların kusurunun önüne geçebilmesinin mümkün olmadığını bu nedenle davacının alacağının tahsil etmek için...'a başvurması gerektiğini, kazada kusurları olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli ve 2017/1055 Esas, 2020/334 Karar sayılı kararıyla İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesince hatalı şekilde görevsizlik kararı verildiği ve bu kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesince onandığı görülse de göreve ilişkin usul hükümlerinin kamu düzeninden olduğu, yargılamanın her safhasında gözetilmesi gerektiği ve kamu düzenine aykırı işlem yapılmaması gerektiği, iflasın açılması hususunun görev kurallarında meydana getireceği değişikliği dava açılmadan önce ve sonra davalının iflası hallerine mahsus olmak üzere ayrı ayrı incelenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın, HMK'nın 114/1-c maddesindeki görev dava şartı eksikliği nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince usulden reddine, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 01.06.2021 tarihli ve 2021/643 Esas, 2021/2146 Karar sayılı ilamıyla; "Davanın daha önce iş mahkemesinde açıldığı, Kadıköy 2. İş Mahkemesi’nin 01.07.2014 tarih, 2012/538 esas, 2014/301 sayılı kararı ile görevsizlik nedeniyle davanın reddine, dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 27.09.2016 tarih, 2016/3688 esas, 2016/11736 sayılı kararı ile görevsizlik kararının onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 23. maddesinin ikinci fıkrası “... Bölge Adliye Mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.” açık hükmü karşısında, Kadıköy 2. İş Mahkemesinin görevsizlik kararı Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmekle, bundan sonra davaya bakacak olan Mahkemeyi bağlayıcıdır.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden Kadıköy 4. İş Mahkemesi’nin görevli olduğundan bahisle davanın HMK 114/1-c maddesindeki “mahkemenin görevli olması” dava şartı eksikliği nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." denilerek bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kadıköy 2. İş Mahkemesi tarafından kusur raporu alındığı, davalı işverenin %70, işçinin ise %30 oranında kusuru bulunduğunun belirlendiği, İstanbul Anadolu 4. İş Mahkemesi tarafından hesap raporu alındığı, kurumun rücu edebileceği miktarın 18.738,95 TL olduğu, 354,00 TL talebin yerinde olduğu, 3.302,05 TL ilk peşin değerli gelirinin 10.04.2012 gelir onay, 844,26 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin 23.12.2011 ödeme, 82,48 TL fiili ödemenin 10.04.2012 ödeme, 1.018,98 TL tedavi giderinin 465,39 TL’sinin 06.05.2010, 33,34 TL’sinin 14/06/2010, 180,00 TL’sinin 24/06/2010, 307,45 TL’sinin 13.09.2010, 10,90 TL’sinin 26/10/2010, 3,1 TL’sinin 12.04.2011, 7,8 TL’sinin 04.10.2011, 11,00 TL’sinin 16.01.2012 sarf, 106,21 TL ilaç bedelinin 29/06/2012 sarf tarihlerinden işleyecek yasal faizi ile birlikte hüküm altına alınması gerektiği, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/28 Esas sayılı dosyasında atanan tasfiye memuruna usulüne uygun tebligat yapılarak açık yargılamaya devam edildiği gerekçesi ile davanın kabulü ile, 11.557,17 TL ilk peşin değerli gelirin gelir onay tarihinden, 2.954,93 TL geçici iş göremezlik ödeneğinin 23.12.2011 tarihinden, 3.566,43 TL tedavi giderinin 16.01.2012 tarihinden, 371,74 TL ilaç bedelinin 29.06.2012 tarihinden, 288,68 TL bedelin fiili ödeme tarihi olan 10.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranlarının hatalı belirlendiği ve alacak miktarında ve ayrıca vekalet, yargılama giderlerinin eksik hesaplandığı gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe Uyuşmazlık, işverenin kusuru nedeni ile meydana gelen iş kazası sonucu oluşan kurum zararının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacının ıslah miktarına göre karar verilmiş olmasına, alınan kusur raporu ile işverenin %70, işçinin ise %30 oranında kusuru bulunduğunun anlaşılmasına göre davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.