Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/15357 E. 2026/3696 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15357
- Karar No
- 2026/3696
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/815 E., 2023/80 K.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu aracın 28.01.2011 tarihinde dava dışı üçüncü kişinin sevk ve idaresinde iken ...Bulvarında akşam saatlerinde başlayan sağanak yağışın etkisiyle dere yatağına sürüklendiğini ve büyük hasara uğradığını, ... Belediye Başkanlığı tarafından rapor tutularak aracın kullanılamayacak hâle geldiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin aracını servise götürdüğünü ve tamir için 37.970,93 TL fiyat teklif edildiğini, ancak tamir bedeli ile rayiç değer göz önüne alındığında tamirin ekonomik olmadığını ve aracın pert total duruma geldiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/106 D. İş sayılı dosyasında hasarın tespit edildiğini, ayrıca kazanın yağmur sularını tahliye edecek alt yapı tesislerinin yetersiz, derelerin ıslah edilmemiş ve dere yatağına yol yapılmış olması nedeniyle meydana geldiğinin rapor edildiğini, söz konusu durumun davalı belediyenin hizmet kusurunu gösterdiğini ileri sürerek davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan 24.510,00 TL maddi zararın idareye başvuru tarihi olan 15.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olayın gerçekleştiği tarihte alt yapı tesislerinin yapılmasından ... Belediyesinin sorumlu olduğunu, ... Belediyesinin tüm hak ve borçlarının 25.03.2014 tarihli ve 3954 sayılı karar ile ... Belediyesine devredildiğini, müvekkili Belediye aleyhine açılan davada ... Belediyesinin taraf sıfatının değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca davaya konu olayın 28.01.2011 tarihinde gerçekleştiğini, davanın ise 27.05.2014 tarihinde açıldığı dikkate alındığında bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davada taraf sıfatı bulunmadığı için hakkında hüküm kurulamayacağını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; olayın meydana geldiği tarihte müvekkili idarenin henüz kurulmadığını, müvekkilinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını ve sorumlu tutulamayacağını, olayın ... Belediyesinin sınırları içerisinde meydana geldiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.06.2021 tarihli, 2020/93 Esas ve 2021/316 Karar sayılı kararıyla; davalılardan ... Büyükşehir Belediyesi ve ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılardan ... Belediyesi yönünden davanın kısmen kabulüne, 14.850,00 TL hasar bedeli ile 2.100,00 TL araç yoksunluk bedeli toplamı olan 16.950,00 TL'nin 15.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 17.06.2021 tarihli, 2020/93 Esas ve 2021/316 Karar sayılı kararının süresi içinde davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin, 06.06.2022 tarihli, 2021/22929 Esas ve 2022/8284 Karar sayılı kararı ile dava konusu zarar aşırı yağışlar nedeniyle meydana geldiğinden olay tarihi itibarıyla yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43. ve 44. (6098 sayılı TBK’nın 51. ve 52.) maddeleri uyarınca davalı yararına uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/22929 Esas, 2022/8284 Karar ve 06.06.2022 tarihli bozma ilamına talep konusu hasar bedeli yönünden kısmi direnme kararı verilmiş olmakla; 14.850,00 TL hasar bedelinin 15.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Belediyesi'nden alınarak davacıya ödenmesine, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/22929 Esas, 2022/8284 Karar ve 06.06.2022 tarihli bozma ilamına talep konusu ikame araç bedeli yönünden uyulmuş olmakla; 1.680,00 TL ikame araç bedelinin 15.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Belediyesi'nden tahsiline, ... ile ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.10.2025 tarihli, 2024/4-146 Esas ve 2025/581 Karar sayılı ilamı ile somut olay incelendiğinde; olay tarihinde ...’de meydana gelen aşırı yağış sonucunda davacıya ait olan aracın sel sularına kapılarak dere yatağına sürüklendiği ve araçta hasar meydana geldiği, aracın hasar görmesine neden olan olayın yağmur sularını tahliye edecek alt yapı tesislerinin yetersizliğinden kaynaklandığı ileri sürülerek oluşan maddi zararın tazmininin talep edildiği, bu durumda, dava konusu zararın meydana gelmesinde aşırı yağışların asıl etken olması dikkate alınarak hesaplanan zarar miktarından BK’nın 43... . (TBK md. 51, 52 ) maddeleri uyarınca uygun bir hakkaniyet indirimi yapılarak hüküm kurulması gerektiği, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu nedenle direnme kararının bozulması gerektiği, bozma kararına uyularak oluşturulan hüküm Özel Dairece incelenmediğinden uyulan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiğine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın 2011 yılında açıldığını, dava açıldığı tarihten sonra değişen yasalar nedeniyle müvekkilin davalı tarafı belirleyebilme imkanı bulunmadığını, hukuka ve adalete aykırı karar nedeniyle davalılar lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, çok uzun süren yargılama ve enflasyon nedeniyle müvekkilinin mağdur olduğunu, adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkı ihlal edildiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımı definin değerlendirilmediğini, müvekkilinin dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmediğini, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemeyeceğini, idare mahkemelerinin görevli olduğunu, ... Belediyesinin hak ve borçlarının idarelerin görev ve sorumlulukları gözetilerek devredildiğini, dava konusu hizmetlerin yerine getirilmesine yönelik yatırım, alacak ve borçları, komisyonca ilgisine göre büyükşehir belediyesi ile ilgili bağlı kuruluş arasında paylaştırıldığını, somut olayla ilgili müvekkil idareye hiçbir kusur atfedilemeyeceği gibi yasa gereği husumet de yöneltilemeyeceğini, davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacıya ait aracın sel sularına kapılarak dere yatağına sürüklendiği ve araçta hasar meydana geldiği iddiasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairenin 06.06.2022 tarihli, 2021/22929 Esas ve 2022/8284 Karar sayılı bozma ilamına kısmen uyulmasına karar verilmiş olduğundan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.10.2025 tarihli, 2024/4-146 Esas ve 2025/581 Karar sayılı ilamı ile bozma ilamının ilgili kısımlarına uyularak verilen yeni hükme yönelik davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Daireye gönderildiğinden; bu yöne ilişkin temyiz incelemesi yapılmıştır. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ile davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ile davalı ... Belediyesi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacı ve davalı ...'na yükletilmesine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.10.2025 tarihli, 2024/4-146 Esas ve 2025/581 Karar sayılı ilamı gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.