Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/425 E. 2024/5841 K. – Görülen Rücuen

Konu: Görülen Rücuen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/425
Karar No
2024/5841
Karar Tarihi
Konu
Görülen Rücuen Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/163 Esas, 2023/237 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya direnilmiş, direnme kararın davalı ...Ş vekilince temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu'nun direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalanan, diğer davalının işleteni olduğu araç içinde yolcu olarak bulunmakta iken meydana gelen kazada yaralanan dava dışı ...'ın müvekkiline sigortalı olduğunu, müvekkili tarafından sigortalısına yaralanma nedeniyle tedavi, bakım ve geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere 20.646,17 Euro ödeme yapıldığını, ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla davalı ...Ş.’ye başvurulmasına rağmen davalı şirket tarafından 4.670,00 Euro ödeme yapıldığını ileri sürerek kalan 15.976,17 Euro’nun kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça yapılan başvuru neticesinde tedavi giderleri talebi ve tedavi giderlerine ilişkin faturaların uzman doktor tarafından incelendiğini, 25.11.2008 tarihinde davacı tarafa 5.937.01 Euro karşılığı olmak üzere 10.425,00 TL ödeme yapıldığını, yine Sağlık Bakanlığının başvurusuna istinaden dava dışı sigortalının tedavi giderlerine ilişkin olarak da Bakanlık hesabına aynı tarihte 438,08 TL ödeme yapıldığını ve davalı ... şirketinin sigorta poliçesinden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...; cevap dilekçesi sunmamıştır. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesinde 13.02.2011 tarih ve 6111 sayılı Kanunu'nun 59 uncu maddesi ile yapılan yasal değişiklikle tedavi giderlerinden dolayı sorumlu Sosyal Güvenlik Kurumu olarak belirlenmişse de 6111 sayılı Yasa’nın Geçici 1 inci maddesine göre “sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği belirtilmiş olup", yasanın açık hükmü karşısında, sorumluluğun ancak yapılacak aktarım sonrasında ortadan kalktığının kabul edilmesi gerektiğini, dosya kapsamında aktarıma ilişkin bilgi ve belge bulunmadığını, bu sebeple müvekkil kurumun tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmadığını, aksinin kabulü halinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesinde SGK tarafından ödeneceği belirtilen tedavi giderlerinin sadece sağlık hizmeti bedeli ile sınırlandırılmış olup bakıcı giderleri ve tedavi ilgili diğer giderlerden bahsedilmediğini, davalı kurumun sorumluluğunun, maddenin önceki halinde olduğu gibi “…tedavi giderleri ile tedavinin gerektirdiği diğer giderleri” dahil tüm giderleri kapsamadığını, bu nedenle diğer geri kalan giderler için tedavi giderleri teminatı kapsamında, SGK tarafından ödenmeyen ve açıkta kalan tedavi giderleri için sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.10.2011 tarihli, 2009/186 esas ve 2011/313 karar sayılı kararı ile; davalıya sigortalı aracın tam kusurlu olduğu, zorunlu trafik sigortası kapsamında davalı şirket tarafından 27.10.2008 tarihinde 10.425,00 TL karşılığı 4.917,45 Euro ödeme yapıldığı, bilirkişi tarafından hesaplanan tedavi giderlerine göre davalının ödemeleri düşülmek suretiyle bakiye 14.351,14 Euro giderin dava tarihindeki Türk Lirası karşılığının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulü ile 14.351,14 Euro karşılığı 29.850,35 TL tedavi giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılardan Allianz Sigorta A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 24.12.2013 tarihli, 2012/3470 esas ve 2013/18316 karar sayılı ilamı ile ''...Dava, trafik kazası nedeniyle ödenen tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren (2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde değişiklik yapan) 6111 Sayılı Yasanın 59. maddesinde “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen ve motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk "Sosyal Güvenlik Kurumu'na" geçtiğinden eldeki davada yasal hasmın "Sosyal Güvenlik Kurumu" olması gerekir. Bu durumda mahkemece, "Sosyal Güvenlik Kurumu"nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından ödenen ve rücuen tahsili talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenerek 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalının sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Direnme Kararı İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.07.2014 tarihli ve 2014/179 E., 2014/251 K. sayılı kararı ile; davalı sigortanın temyiz dilekçesinde bozma kararında bahsedilen şekilde yasal zorunluluğun yerine getirildiğine ilişkin bir belge sunulmadan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanlığının davada yasal hasım olarak kabulünün mümkün olmadığı, Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceki tedavi harcamalarının ödeme şartına bağlı olduğu, ödeme yapılmadan yasal hasım olamayacağından öncelikle buna ilişkin belgelerin dosyaya sunulmasının gerektiği, mahkemenin bu şekilde bir araştırmaya girmesinin eski tarihli dosyalarda gereksiz yere davanın uzamasına sebebiyet vereceği, davalının sadece Kanun’a dayanarak iddiada bulunmasının ve tüm araştırmanın mahkemenin üzerine yıkılmasının haklı olan davacı tarafın mağduriyetine neden olacağı, davalı Kanun’a göre hakkı varsa SGK Başkanlığına rücu edebileceğinden sonuçta davalı taraf üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemişse SGK Başkanlığına karşı gereksiz husumet yöneltilmiş olacağından davalı tarafın tüm belgelerini sunmadığı gibi duruşmaya bile gelmediğinden yasal hasım duruma gelmeyen SGK Başkanlığının gereksiz yere davaya dahilinin usule aykırı görüldüğü gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. C. Hukuk Genel Kurulunun Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2021 tarihli ve 2017/(17)4-2851 Esas, 2021/1221 Karar sayılı kararıyla; Kurumun, süresinde aktarılmayan prim ve katkı payları için sigorta şirketlerine karşı 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesine göre takip yaparak tahsil yetkisi bulunduğu gözetildiğinde, trafik kazası nedeniyle sigortalıya yapılan tedavi giderleri için 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlük tarihi olan 25.02.2011 tarihinden itibaren, sigorta şirketlerine, Güvence Hesabına, sürücü ve işletene karşı, Kurumun rücu hakkının sona erdiğinin kabulü gerektiği, sigorta şirketinin Kanun’dan ve sözleşmeden doğan yükümlülüğünün, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunduğu, KTK’nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk "Sosyal Güvenlik Kurumuna" geçtiğinden, 31.07.2009 tarihinde açılan eldeki davada Sosyal Güvenlik Kurumunun yasal hasım hâline geldiği, bu nedenle mahkemece, Sosyal Güvenlik Kurumunun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından ödenen ve rücuen tahsili talep edilen tedavi giderlerinden KTK’nın 98. maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenerek KTK’nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunun, Kanun kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalının sorumlu tutulması gerektiği gerekçesi ile direnme kararı bozulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu zarar yabancı para birimi üzerinden doğmuş olmasına rağmen Türk Lirası cinsinden hüküm kurulmasının taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davacının zararı Türk Lirası cinsinden hesaplanacaksa zararının belirlenmesinde esas alınması gereken kurun dava tarihindeki değil fiili ödeme tarihindeki döviz satış kuru üzerinden olması gerektiğini, hükme esas alınan raporda davalılar Allianz Sigorta A.Ş'nin de sorumlu olduğu belirlenmiş olmasına rağmen hükümde davalılar ... ve Allianz Sigorta A.Ş'nin sorumlu tutulmamış olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, adı geçen davalıların ortaya çıkan zarardan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci ve 88 inci maddesi hükümleri gereğince müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları halde davanın iki davalı açısından reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, yine hükme esas alınan 22.02.2023 tarihli hesap raporunda SGK Başkanlığı'ndan talep edilebilecek tutarın 15.968,14 Euro olduğu kanaatine varılmış olmasına rağmen hükümde 14.351,14 Euro üzerinden hüküm kurulmuş olmasının yerinde olmadığını ve dava tarihi itibariyle 6111 sayılı Kanun'un 2011 yılında yürürlüğe girdiği ve davalıların o tarihteki hukuki sorumlulukları dikkate alındığında davacının davalılar lehine tayin edilen vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 inci maddesi gereğince trafik sigortası poliçelerinden Kuruma aktarılan katkı payı dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun sona erdiğini, 6111 sayılı Kanunda yapılan yeni düzenlemeler karşısında SGK'nın sorumlu olacağı hususu tereddütsüz kabul edilmekte iken, kazanın gerçekleştiği tarih göz önünde bulundurularak müvekkil kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi yol giderine ilişkin tazminat kalemlerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98'inci maddesi kapsamındaki "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri"ne ilişkin tedavi giderlerinden olmayıp Karayoları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi gereğince davalı ... şirketinin sorumluluğunun devam ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle ödenen tedavi giderinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91 ve 98 inci maddesi, 6111 sayılı Kanun'un 59 ve geçici 1 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine ve bozmaya uygun karar verilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6111 sayılı Kanun 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, bu kapsamda belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu'nda olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda dava tarihi 31.07.2009 olup, 6111 sayılı Kanun dava açıldıktan sonra yürürlüğe girdiğinden ve belgeli tedavi giderlerine ilişkin olarak kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren işleten ve sürücünün sorumluluğu kalkmış olduğundan, belgeli tedavi giderlerine yönelik davalı ...Ş yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Oysaki kanun değişikliği yargılama sırasında gerçekleştiğinden, davacının dava açtığı tarihte haklı olduğu gözetilerek, davalı ...Ş yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, anılan davalı yararına vekalet ücreti takdiri doğru olmamıştır. Ne varki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (7) nolu bendinde yer alan "...Davalı ...Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan ...Ü.T. gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine'' cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 5502 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi uyarınca davalı SGK'dan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/425, K. 2024/5841, T. 06.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-425-e-2024-5841-k-48740bf4fffa