Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1789 E. 2024/13113 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1789
- Karar No
- 2024/13113
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/ 94 E- 2023/378 K HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Kısmen Reddine Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen kararın Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında; davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalı ...‘tan alacaklı olduğunu, davalı borçlu tarafından borcun ödenmemesi sebebi ile borçlu aleyhine İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nün 2013/18198 sayılı dosya ile icra takibine girişildiğini, borçlu adına kayıtlı malvarlığına rastlanmadığını, adına kayıtlı İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mh, 385 ada 1 parselde 1 nolu bağımsız bölümün önce davalı borçlunun kayınvalidesi olan davalı ...’e devredildiğini, ondan da davalı ...'a devredildiğini, davalılar arasındaki tasarruf işleminin mal kaçırma gayesi ile yapıldığını beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2013/8198 sayılı dosyası ile takibe konu alacaklarının faiz ve ferileriyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir II. CEVAP 1-Davalı borçlu ... vekili cevap dilekçesinde, tasarrufun iptali dava şartlarının oluşmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. 2-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu gayrımenkulün emlakçı vasıtası ile satın alındığını, gayrımenkul kaydında yer alan Finansbank ipotek borcunun kendisi tarafından ödendiğini, buna ilişkin banka dekontlarının ibraz edildiğini, iyi niyetli olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştıur. 3-Davalı ...'ın davaya cevap vermediği anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.02.2016 tarihli ve 2014/487 E., 2016/78 K. sayılı kararı ile davalı ...’ın dava konusu gayrımenkulü satın almak için davalı borçlunun eşi ve avukatı ile irtibata geçtiği, gayrımenkul kaydında yer alan banka ipoteğini bilerek söz konusu yeri satın aldığı, bu sebeple yapılan satışların muvzaalı yapıldığının bilindiği, icra satışına konu edilen gayrımenkulün icradan satın alınma durumu varken, dava dışı ipotek alacaklısı Finansbank’a davalı borçlu adına ödemeler yapılarak ipoteğin kaldırılmasının ve icrai satışın durdurulmasının taraflar arasında muvazaalı işlem yapıldığının göstergesi olduğu kabul edilerek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline davacı alacaklıya İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nün 2013/18198 sayılı dosyasından alacak ve ferilerini geçmemek kaydı ile cebri icra yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17 inci Hukuk Dairesi'nin 17.09.2019 tarih ve 2016/16913 E- 2019/8170 Karar sayılı ilamı ile; ".....Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre davalı ... ile davalı borçlu arasında iş, arkadaşlık, tanıdıklık gibi herhangi bir ilişkinin, kötü niyetin olduğunun, davacı tarafından ispatlanamadığı, davalı ...’ın gayrımenkul kaydında yer alan dava dışı Finansbank ipoteği ile ilgili banka borcunu adı geçen bankaya borçlu adına yatırarak, ipotek borcunun tahsil ve tasfiye edildiğinin anlaşılmasına göre davalı ... yönünden davanın reddine, mahkemece dava konusu taşınmazların davalı 3. şahıstan dava dışı 4. şahıslara satım tarihindeki emsal olabilecek satışlarda getirtilerek inşaat ve mülk bilirkişilerinden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti ile keşif yapılıp rapor alınarak davalı ... yönünden tazminata hükmetmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2023 gün, 2021/94 E- 2023/ 378 K sayılı ilamı ile "Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede davalı borçlu arasında iş, arkadaşlık, tanıdıklık gibi herhangi bir ilişkinin, kötü niyetinin olduğunun, davacı tarafından ispatlanamadığı, davalı ...’ın gayrımenkul kaydında yer alan dava dışı Finansbank ipoteği ile ilgili banka borcunu adı geçen bankaya borçlu adına yatırarak, ipotek borcunun tahsil ve tasfiye edildiğinin anlaşılmasına göre davalı ... yönünden davanın reddine, ... yönünden ise borçlu ile aralarında kayınvalide-damat ilişkisi bulunması ve borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden olması ve satışın gerçek bir satış olduğunun ispatlanamaması karşısında davanın kabulüne, taşınmazın 4. kişilere devredilmiş olduğundan taşınmazın devir tarihindeki değeri kadar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın davalı 4. kişi tarafından kaydında yer alan ipotek ile satın alınmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, icradan düşük bedel ile satın alma imkanı varken bu şekilde alınmasının işlemin muvazaalı yapıldığına delalet ettiğini, davalı (4. kişi) ...’ın dava konusu gayrımenkulü satın almak için davalı borçlunun eşi ve avukatı ile irtibata geçtiğini, gayrımenkul kaydında yer alan banka ipoteğini bilerek söz konusu yeri satın aldığını, bu sebeple yapılan satışların muvazaalı yapıldığının bilindiğini, bozma ilamı sonrasında davalılar arasındaki nam-ı müstear durumunun tespiti amacıyla Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/92 Es. Sayılı dosyası ikame edildiğini, iş bu dosya ile birleştirilip sonra tefrik edildiğini, dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava İİK madde 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına, davalı ...'ın davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun ve kötü niyetinin ispat edilememesine dava konusu gayrımenkul kaydında yer alan takyidatların davalı 4. kişi tarafından ödenip kaldırıldığının da anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.