Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/13480 E. 2026/5002 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/13480
Karar No
2026/5002
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/1205-2024/1199

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (Trafik) Poliçesi ile sigortalı araç sürücüsünün 23.12.2022 tarihinde direksiyon hakimiyetini kaybederek demir bariyerlere çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, davacı ...'ün sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğunu ve yaralanarak malul kaldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 70.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçeyi de teyit ederek başvuru sahibinin kaza nedeniyle maluliyetinin bulunmadığını, başvuranın yeniden maluliyet raporu alması gerektiğini, tarafların kusur oranlarının netleştirilmesi gerektiğini, başvuranın avans faiz talep edemeyeceğini, geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, başvuran tarafa ödenecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine, yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun talepteki gibi kabulü ile 70.000,00 TL tutarındaki tazminatın, 01.02.2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itiraza konu hakem kararına karşı sigorta şirketinin yapmış olduğu itirazın kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem kararının diğer hususları baki kalmak kaydıyla 1 nolu bendindeki faiz başlangıç tarihinin 02.02.2024 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; KTK. 97. madde gereğince usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu, %1,65 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinin doğru belirlenmediğini, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi tanzim edilen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya ... Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, kaza tarihi 23.12.2022 olup davacının dosyaya sunduğu ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından 12.01.2024 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde tanzim edilen raporda davacının %30 maluliyeti olduğu belirtilmiştir. Ancak raporun içeriğinden, davacının anılan maluliyeti nedeniyle muayene tarihi itibariyle güncel kontrol grafilerinin tedavi evrakları arasında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının maluliyetinin, haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bu nedenlerle maluliyet raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda, öncelikle, davacının yaralanmadan kaynaklı maluliyetinin tespiti için güncel grafilerin de temin edilmesi suretiyle tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek üzere; davacının ikametgâhına en yakın üniversitelerin adli tıp bölümünden ya da Sağlık Bakanlığının belirlediği yetkili hastanelerden kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı ve varsa oranının ne olduğu konusunda ve bilirkişi heyetince bizzat muayenesi de yapılarak ayrıntılı, gerekçeli, kaza ile illiyet bağı kuran, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52 düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Somut olayda, tarafların arkadaş olduğu, birlikte alkol alıp yemek yedikten sonra kazanın meydana geldiği, kaza tespit tutanağına göre de sigortalı araç sürücüsünün alkollü araç kullandığı ve direksiyon hakimiyetini kaybederek demir bariyere çarptığı, 1.20 promil alkollü olduğu, KTK 48/5 ve 52/1-b maddeleri uyarınca %100 kusur verildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece; alkollü sürücünün aracına bilerek binen ve kaza neticesinde yaralanarak malul kalan davacının zararın doğumu ya da artması bakımından müterafik kusurlu olduğu dikkate alınıp TBK’nin 52. maddesi uyarınca maddi tazminattan müterafık kusurunun bulunduğunun kabul edilerek Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre %20 oranında indirim yapılması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 4. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 5. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Somut olayda, davacı davalıya trafik sigortalı araçta yolcu konumundadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu savunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvuran yararına bir taşıma olmadığından hatır indirimi uygulanmamış; İtiraz Hakem Heyetince de kazaya ilişkin belge ve ifadelerden sigortalı araç sürücüsü ile davacının arkadaş olduğunun anlaşıldığı, dosyada davacının hatır için bedelsiz taşındığını kabule elverişli başka bir delil yer almadığı gerekçesi ile hatır taşıması indirimi yapılması yerinde görülmemiş davalı tarafın hatır indirimi yapılmasına yönelik itirazı reddedilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir. Davacının, sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve sürücü ile arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için arkadaşına ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı ... şirketinin süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek 6098 sayılı Kanun'un 51 maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/13480, K. 2026/5002, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-13480-e-2026-5002-k-e017022660cd