Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2384 E. 2024/6958 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2384
Karar No
2024/6958
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/297 E. 2022/438 K. Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl davada davacılar vekili, birleşen davada davalı ... vekili, asıl/birleşen davada davalılar ..., ..., ..., ... ve Trans Of Ulusal Nakliye İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Ortak Girişimi, Trans Of Ulusal Nakliye İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması asıl ve birleşen davalı ... tarafından istenilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacılar vekili Avukat ... Aydemir, davalılar ... ve diğerleri vekili Avukat Kemal İldemir, davacı ... Uyanık vekili Avukat ... geldi. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.07.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 14.02.2013 tarihinde yola düşen kaya parçası nedeni ile meydana gelen kazada müvekkillerinin desteği sürücünün öldüğünü, kaza nedeni ile ortaya çıkan zararlardan davalıların yol yapım işini ihale ile üstlenen, şantiye şefi, saha sorumlusu, eksavatör operatörü, bayrakçı olarak sorumlu olduğunu, davalı ... şirketinin ise desteğe kusur atfedilmesi durumunda aracın trafik poliçesini yapan olarak sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla desteğin geride kalan annesi ve babasının her biri için 250,00 TL maddi tazminatın ve 40.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan, her biri için 250,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketinden ve kardeşlerinin her biri için 20.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini talep etmiş; 13.10.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı ... için 38.647,15 TL'ye, Sultan Bektaş için 40.856,00 TL'ye artırmıştır. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; aynı kaza nedeniyle desteğin geride kalan eşi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00 TL destekten yoksun kalma ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının karayolu inşaat konusunda uzman inşaat mühendisi olup gerekli tüm önlemleri aldığını, güvenliği sağladığını, sürücünün işaret ve bayrakçılara uymadığından dolayı kazanın meydana geldiğini beliretek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ..., ..., ..., Trans Of Ulusal Nakliyet A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacılar murisinin tüm uyarı levhalarına bayrakçıların uyarılarına rağmen durmayarak yola devam etiğini, sürücünün tam kusurlu olduğunu, davalıların kusursuz olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. cevap dilekçesinde; sorumluluklarının bulunmadığını, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.07.2019 tarihli ve 2013/409 Esas, 2019/443 Karar sayılı kararı ile; asıl davada davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın atiye bırakılması nedeni ile bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, maddi tazminat açısından davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 32.847,59 TL, davacı ... için 32.847,59 TL maddi tazminatın 14.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ..., ... ... ve Trans Of Ulusal Nak. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat açısından davanın kısmen kabulü ile davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00 TL, davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 7.500,00 TL manevi tazminatın 14.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ..., ... ... ve Trans Of Ulusal Nak. İn. San. Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleştirilen davada davalı ... aleyhine açılan davanın yargı yolundan reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ... Darakçı (Uyanık) için 12.843,33 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davanın davacıları vekili, birleştirilen davanın davacısı vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ..., Trans of Ulusal Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti., ... ve Trans of Ulusal Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Ortak Girişimi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.11.2020 tarihli ve 2019/5756 Esas, 2020/7727 Karar sayılı kararı ile; " Her ne kadar desteğin kusuru davacılara yansıtılamayacak ise de; desteğin kusurunun olup olmaması davalılar arasındaki iç ilişkide önem arz ettiği, bu nedenle mahkemece davalıların savunmaları doğrultusunda; çarpma noktası, hız limiti, desteğin aracı ile kaza sonrası duruşa geçtiği mesafe ve diğer şartlar değerlendirilerek desteğin hızlı olup olmadığı, hızlı ise bu hususun kusura ve kazanın oluşumuna etkisi olup olmadığının, desteğin kazada kusuru olup olmadığının tartışılmasının gerekli olduğu, kusur durumu değişse dahi maddi tazminatlar yönünden yeniden karar verilmesine gerek yok ise de(desteğin kusurunun 3. kişi sıfatı ile dava açan davacılara yansıtılamayacak olması nedeniyle), desteğin kusurunun bulunup bulunmadığı araştırılarak hasıl olacak sonuca göre icrai nitelikte olmamak kaydıyla tespit mahiyetinde karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği; kabule göre de talebini atiye terk eden davacının bu talebi yönünden HMK'nın 123. maddesi uyarınca bir karar verilmesi ve bu hususun davaya olan etkisinin de tartışılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, atiye bırakılması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesinin hatalı olduğu; desteğin geride kalan eşi tarafından aynı kaza nedeni ile davalılar aleyhine tazminat davası açıldığı, davalılar davaya cevap vererek toplanmasını istedikleri delillerini ve tanıklarını bildirdiği, mahkemece, aralarında irtibat bulunması nedeni ile davaların birleştirilmesine karar verildiği, birleştirme kararından önce ve sonra birleştirilen davadaki tarafların delilleri toplanmadan karar verildiği, eksik inceleme ile karar verilemeyeceği, her dava bağımsızlığını koruduğundan birleştirilen dava yönünden de davalıların delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ve savunma hakkı kısıtlanacak şekilde yazılı olduğu üzere karar verilmesinin de doğru görülmediği; mahkemece, tazminat hesabı için alınan raporda, desteğin babasının ve annesinin bakiye ömür süreleri farklı olduğu halde bakiye ömürlerinin hesabında, rakamların yuvarlanması işlemi sırasında hataya düşülerek her iki davacı için de aynı süreye kadar destek hesabı yapılarak rapor tanziminin doğru olmadığı, hatalı raporun hükme esas alınarak karar verilmesinin de doğru görülmediği, buna göre mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak, davacıların bakiye ömürleri yönünden usulüne ve aktüeryal hesaplama tekniğine uygun hesaplama yapılmak ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere de hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği; kabule göre de, davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup kabul edilen tazminat miktarları yönünden her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken toplam tazminat miktarı üzerinden tek vekalet ücretine karar verilmesinin de doğru görülmediği; davalı ... yönünden davanın adli yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerekirken yazılı şekilde yargı yolundan davanın reddine karar verilmesinin de doğru görülmediği; bilirkişi raporuna atfın kararın gerekçeli olduğunu göstermeyeceği, eldeki davada kusursuz bulunan davalı ...'in mahkemece neden kusurlu bulunduğuna dair gerekçeler açıklanmadığı gibi kusur konusundaki çelişkilerin de giderilmediği, bu durumda mahkemece; ceza mahkemesince alınan ve karara esas kabul edilen kusur bilirkişi raporu ile mahkemenin aldığı bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu gözetilerek davalı ...'in eylemlerinin kaza üzerindeki etkisi, davalının hangi kuralları ihlal ettiği, maddi vakıanın ne şekilde ele alınarak kabul edildiği gibi hususların araştırılarak ve tartışılarak, kusur konusundaki çelişkiler giderilmek ve davalının hangi gerekçe ile kusurlu bulunduğu veya kusursuz bulunduğunun tartışılarak hasıl oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere de hükmün bozulmasına karar vermek gerektiği; davalı ... aleyhine açılan dava reddedildiğine göre reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekâlet ücreti takdiri gerekirken bu yönde herhangi bir karar verilmemiş olmasının da doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 19.10.2022 tarihli ve 2021/297 Esas, 2022/438 Karar sayılı kararı ile; asıl dosya açısından davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ...Ş. hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına, maddi tazminat açısından davanın kısmen kabulü ile davacı ... Bektaş için 34.023,28 TL, davacı ... için 30.584,65 TL maddi tazminatın 14.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ..., ... ... ve Trans Of Ulusal Nak. İn. San. Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya yönelik talebinin reddine, manevi tazminat açısından davanın kısmen kabulü ile davacılar ... için 15.000,00 TL, Sultan Bektaş için 15.000,00 TL, Abdullah, Mehmet, ... için ayrı ayrı 7.500,00 TL manevi tazminatın 14.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ..., ... ... ve Trans Of Ulusal Nak. İn. San. Tic. Ltd. Şti 'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların fazlaya yönelik talebinin reddine, birleşen dosya yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 12.843,33 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14.03.2013 tarihinden itibareh işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili, birleşen davada davalı ... vekili, asıl ve birleşen davada davalılar ..., ..., ..., ... ve Trans Of Ulusal Nakliye İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Ortak Girişimi, Trans Of Ulusal Nakliye İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hüküm tarihine en yakın verilere göre asgari ücret tespiti ile hesap yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu yerine PMF 1931 Yaşam Tablosu'na göre hesap yapılmasının kabul edilemeyeceğini, 10.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda vekil eden ... için 40.856,21 TL, baba ... için 38.674,15 TL olacak şekilde hesaplama yapılmış olmasına rağmen yerel mahkemenin esas aldığı bilirkişi raporunda vekil eden ... için 34.023,28 TL, ... için 30.584,65 TL maddi tazminata ilişkin tespit yapıldığını, iki rapor arasındaki çelişkinin halen mevcut olduğunu ve giderilmediğini, müttevefa Mesut Uyanık çadır-tente işiyle uğraşmakta olup aylık gelir durumunun ortalama asgari ücretin üzerinde bir tutarda olduğunu, 26.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada daha önce yapılan hesaplamaya göre aleyhlerine olacak şekilde tazminat miktarı azaltılmış olup azaltma gerekçesinin kabulü mümkün değilken mahkemece 26.05.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, 26.05.2022 tarihli mahkeme tarafından hükümde dayanak olarak alınan raporda, varsayım üzerinden bilirkişinin müteveffa hakkında yaşasa idi 2 çocuk sahibi olacağı değerlendirmesinin bir tahmine dayandığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; temyize konu kararın bozma ilamında belirtilen hususlara, yasaya ve yerleşik yargı kararlarına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalılar ..., ..., ..., ... ve Trans Of Ulusal Nakliye İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Ortak Girişimi, Trans Of Ulusal Nakliye İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece aldırılan 19.07.2022 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre müvekkili ...’in meydana gelen kazada kusurunun olmadığı tespiti yapıldığını, bilirkişi raporuna göre kusuru bulunmayan müvekkili Bilal hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme kararının gerekçesinde ceza mahkemesinin mahkumiyet hükmünün hukuk hakimini bağladığından bahisle hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, oysa ki kural olarak hukuk hakimi ceza yada beraat kararı ile bağlı olmadığını, sadece ceza yargılaması kararı ile fiili olaylar yönünden hukuk hakimini bağlayacağını, kusur durumunun değişmesinin fiili olayın değişmesi olarak yorumlanamayacağını, mahkemece kusur raporu alınmış ise de bu raporun yetersiz ve olayı aydınlatmaktan uzak bir rapor olduğunu, müteveffanın kurallara uymaması ve aşırı hızlı olması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, müvekkili şirketin inşaat risklerine karşı sigorta poliçesi yapan sigortacıya davanın taleplerine rağmen ihbar edilmediğini, mahkeme kararının gerekçe kısmı taraflara verilen vekâlet ücretleri tekrar tekrar yazıldığını, bu nedenle ilamın infazı mükerrer ödemelere yol açacak şekilde karıştığını, davacılar lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme tarafından dikkate alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişi heyetinde inşaat mühendisi ve iş güvenliği uzmanı olmadığını, kaldı ki bilirkişi heyetinin mahkeme ara kararına uygun şekilde oluşturulmadığını, hükme esas alınamayacağını, kusur durumunun hatalı olduğunu, mahkemece tek bir kez rapor alındığını, bu raporun da ceza dosyasındaki rapor ile çeliştiğini, desteğin %20 kusurlu olduğu ve hiç kusurunun bulunmadığına dair raporların da bulunduğunu, desteğin kusuru yönünden raporların çelişkili olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu, müvekkilinin şantiye şefi inşaat mühendisi olduğunu, 10 yıldır yol ve köprü yapımlarında şantiye şefi olarak çalıştığını, deneyimi ile gerekli tedbirleri aldığını, murisin kendisini durdurmaya çalışan bayrakçıyı dinlemeksizin ve hız kesmeden çalışmanın olduğu yere girdiğini, olayın, murisin durması gerekirken durmayarak geçmesi nedeni ile gerçekleştiğini, kazanın oluşumunda asıl sorumlunun dur ihtarına uymayan muris olduğunu, salt kaza olduğu için denetim görevinin yerine getirilmediği anlamı çıkarılamayacağını, denetim işinin her an olmasının mümkün olmadığını, aralıklarla yapıldığını, kazanın olduğu saatte müvekkilinin, başka iş için görevlendirildiğinden şantiyede olmadığını, bu durumun, ceza dosyasındaki şirket yetkililerinin beyanlarından anlaşıldığını, desteğin davranışlarının kusur üzerindeki etkilerinin değerlendirilmediğini, kaya düştükten sonra destek sürücünün, eğim yukarı olduğu halde 80 metre daha gidebilmiş olduğunu, bu durumun da desteğin hızının çok yüksek olduğunu gösterdiğini, tazminat raporunun hatalı ve fahiş olduğunu, desteğin anne babasına katkı sağlamadığını, desteğin annesinin de ikinci defa evlenip eşinin sağlık güvencesinden yararlandığını, desteğin anne babasının destek dışında 5 çocuğu daha olduğunu, desteğin anne babasına yardım etmesi için bir sebep olmadığını, tazminatlardan desteğin kusurunun hiç indirilmemesinin hatalı olduğunu, 26.05.2022 tarihli rapor ile hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının fahiş hesaplandığını, tazminata ilişkin bilirkişi raporlarındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulması oluşa, usul ve yasaya aykırı olduğunu, desteğin eşi Sibel ile destek arasındaki evliliğin fiilen bittiğini, ayrı yaşadıklarının dosya kapsamı ile sabit olduğunu, desteğin eşinin de tekrar evlendiğini, müvekkili ... aleyhine hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, davacıların sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplaması yapılırken TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun dikkate alınması gerektiğini, tüm davalılar yararına ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl davada, meydana gelen trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan anne ve babanın açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteminden; birleşen davada, aynı kaza nedeniyle eşin açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteminden ibarettir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına göre birleşen davalı ... vekili, asıl/birleşen davalılar ..., ..., ..., ... ve Trans Of Ulusal Nakliye İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Ortak Girişimi, Trans Of Ulusal Nakliye İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile asıl ve birleşen davalı ... vekilinin tüm, asıl davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Dosya kapsamından, mahkeme tarafından, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.11.2020 tarihli ve 2019/5756 Esas, 2020/7727 Karar sayılı bozma ilamından önce yürütülen yargılamada alınıp hükme esas kabul edilen 05.09.2018 tarihli aktüerya raporunda, 2018 yılı verilerine göre davacı ... için 32.847,59 TL, davacı ... için 32.847,59 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı; davacı tarafın, 13.10.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini davacı ... için 38.647,15 TL'ye, Sultan Bektaş için 40.856,00 TL'ye artırdığı; mahkemece, 05.09.2018 tarihli aktüerya raporu doğrultusunda maddi tazminata hükmedildiği, asıl dava davacılar vekilinin temyizi üzerine, bozma ilamında, bakiye ömürlerin yuvarlanarak hesaplanması ile anne ve baba için aynı miktarda tazminat tutarı tespit edilmesinin hatalı olduğu vurgulanarak, kararın asıl davada davacılar yararına da bozulduğu anlaşılmaktadır. Bozma kapsamında yürütülen yargılamada; bozmadan önceki hükme esas alınan hesap raporundaki hataların düzeltilmesi için yeniden hesap raporu alınmış; davacıların, 26.05.2022 tarihli rapor ile (bozma öncesi karara esas alınan rapor tarihi 2018 verileriyle hesaplama yapan) belirlenen davacı ... için 34.023,28 TL, davacı ... için 30.584,65 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkı bulunduğu kabul edilmiş; anılan rapor doğrultusunda maddi tazminata hükmedilmiştir. Mahkemece, ilk hükmün asıl davada davacılar lehine de bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı; asıl davada davacı tarafın, ilk hükmü maddi tazminat yönünden de temyiz ettiği dikkate alınarak ve tazminat hesabının karar tarihine en yakın (güncel) verilerle yapılması gerektiği gözetilerek rapor düzenleyen bilirkişiden güncel verilerle (güncel asgari ücret üzerinden) hesap yapılması hususunda ek rapor alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl davada davacılar vekilinin diğer, birleşen davada davalı ... vekili, asıl ve birleşen davada davalılar ..., ..., ..., ... ve Trans Of Ulusal Nakliye İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Ortak Girişimi, Trans Of Ulusal Nakliye İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili ile asıl ve birleşen davada davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle asıl davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davalı ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan asıl dava davacılarına verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılar ..., ..., ..., ... ve Trans Of Ulusal Nakliye İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. Ortak Girişimi, Trans Of Ulusal Nakliye İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve asıl ve birleşen davalı Tolgu Vurucu'ya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde asıl davada davacılara iadesine, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalı ...'nden harç alınmamasına Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2384, K. 2024/6958, T. 04.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2384-e-2024-6958-k-e4ea29d598bc