Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/191 E. 2025/9736 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/191
- Karar No
- 2025/9736
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/2334 E., 2022/1584 K. BİRLEŞEN DAVA DOSYASI İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/232 Esas - 2021/278 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/20 Esas - 2021/29 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... adına kayıtlı olup davalı ... idaresindeki aracın 18.11.2015 tarihinde davalı belediyenin maliki olduğu ve davalı ... 'ın da sürücü olduğu belediye yolcu otobüsü ile çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kazada davalı sürücü ...'ın idaresindeki araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını, kazayla ilgili Kayseri 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/256 Esas sayılı dosyasıyla her iki sürücünün de ortak kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin çalışamaz hale geldiğini, işsiz kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 227.939,34 TL'ye yükseltmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; 18.11.2015 tarihli trafik kazası sebebiyle Kayseri 11 .Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/20 Esas sayılı dosyasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığını ve alınan bilirkişi raporu üzerine davanın ıslah edildiğini, sonrasında alınan ek rapora göre müvekkilinin maddi zararının daha fazla tespit edildiğini, birden fazla ıslah mümkün olmadığından asıl davanın ikinci kez ıslah edilmediğini, müvekkilinin ıslah edilemeyen 76.029,27 TL tazminat hakkı olduğunu belirterek 76.029,27 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu(2918 sayılı Kanun) uyarınca meydana gelen kazada müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmadığını, diğer davalı ... 'ın yasada belirtilen hız sınırını ihlal etmiş olmasının kazanın meydana gelmesinde önemli bir etken olduğunu, davacının zararı ile olay arasındaki nedensellik bağının baştan araştırılması ve kusur derecesinin buna göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinden manevi tazminat talebinde bulunulamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazanın diğer araç sürücüsü olan ...'ın hız kurallarına uymayarak aracın kontrolünü kaybederek karşı şeride geçmesi sonucu meydana geldiğini, müvekkilinin tamamen kusursuz olduğunu, davacının kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olamadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davaya konu kaza sebebiyle davacılara Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının da araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin malik olduğu kazaya karışan aracı 09.07.2015 tarihinde kiraya verdiğini, müvekkilinin 2918 sayılı Kanun gereğince işleten sıfatını haiz olmadığını, müvekkili adına kayıtlı aracın sürücünün kusuru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava yönünden davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, 227.939,34 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasıl faizi ile birlikte davalılar ... Belediyesi, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Belediyesi, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının davalı ... hakkındaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, 76.029,27 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Belediyesi, ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının davalı ... hakkındaki maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili idarenin sorumluluğu bulunmadığını, olayda müvekkilinin kusuru olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'ın kusurlu olduğunu, hukuk hakiminin ceza mahkemesi kararı ile bağlı olmadığını, illiyet bağının ve kusur durumunun araştırılması gerektiğini, manevi tazminatın ancak haksız fiilin failinden istenilebileceğini, manevi tazminat yönünden müvekkiline husumet düşmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, davalıların sürücü ve işleteni oldukları araçların karıştığı trafik kazası sonucunda davalılardan ...'in işleteni, davalılardan ...'ın sürücüsü olduğu araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi ve manevi istemine ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, meydana gelen kazada her iki araç sürücüsünün de kusurlu olmasına, davacının tüm zararından davalılardan ... Belediye Başkanlığının işleten sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 18.11.2015 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. Dosyanın incelenmesinde; SGK tarafından dosyaya sunulan belgelerden davacıya yalnızca geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu aracın işveren tarafından ayarlanan servis aracı olduğunu, işveren tarafından iş kazası bildirimi yapılmadığından SGK kayıtlarında kazanın iş kazası olarak geçmediğini, ancak bu hususta SGK'ya başvuruda bulunulacağını beyan etmiştir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Şu durumda İlk Derece Mahkemesince, davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde asıl ve birleşen davada davalı ...'na iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.