Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9412 E. 2023/7415 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9412
Karar No
2023/7415
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/115 - 2021/124 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıya ait araçla kaçak motorin taşındığı iddiasıyla araca el konulduğunu, ancak yapılan yargılama sonucunda beraat ettiğini, el konulan motorin ve aracın iadesine karar verildiğini belirterek, el koyma tarihinden teslim tarihine kadar geçen süredeki maddi kayıplarının ve manevi zararının tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davaya konu araç sahibinin kusurunun bulunduğunu, yapılan kontrol sırasında taşınan motorinin faturasının ibraz edilemediğini, tankerin kapaklarının açık olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, 24.04.2012 tarih ve 2010/195 Esas, 2012/117 Karar sayılı kararıyla; ceza davasında araç sürücüsünün beraat ettiği, aracın iadesine karar verildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle, "...1- Davanın kısmen kabulu ile haksız el koymadan kaynaklı 18.900,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DAVALI ... HAZİNESİNDEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 2- Diğer talepler yönünden davanın REDDİNE,..." karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 12.12.2013 tarih ve 2013/1435 Esas, 2013/19794 Karar sayılı ilamıyla; "...Dosya kapsamından, aracın davacı adına kayıtlı olduğu ancak el koyma sırasında dava dışı üçüncü kişi tarafından kullanıldığı, yapılan kontrol sırasında sürücünün taşıdığı motorine ilişkin belgeleri ibraz edemediği, tankerin kapağının açık olduğu bu nedenle kaçakcılık şüphesi ile araca el konulduğu, ancak yapılan yargılama sırasında faturaların ibrazı ve taşınan motorinin standartlara uygun olup kaçak olmadığı anlaşılmakla sürücünün beraatine, aracın iadesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu halde araca el konulmasında araç sürücüsünün taşıdığı yüke ilişkin belgeleri yanında bulundurmadığı, yükün taşınmasında süpheli tavırlarının bulunduğu bu nedenle araca el konulmasına neden olduğu, araç sürücüsünün de kusurunun bulunduğu gözönünde bulundurularak Borçlar Kanunu'nun 44 üncü maddesi gereğince uygun bir indirim yapılması gerekirken belirlenen kazanç kaybının tamamının hüküm altına alınması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.... Davacı maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmiştir. Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 12,10/3-4. maddelerine göre maddi ve manevi tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmemesi ve red edilen maddi tazminat tutarları üzerinden davalı yararına nispi vekalet ücreti, red edilen manevi tazminat yönünden de davalı lehine maktu vekalet ücretine karar verilmemesi doğru bulunmadığından kararın bozulması gerekmiştir...." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 29.09.2015 tarih ve 2014/99 Esas, 2015/294 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılarak; "...Davanın KISMEN KABULÜ ve KISMEN REDDİ ile; 1-11.340,00 TL haksız el koymadan kaynaklanan maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının maddi tazminat ve sair taleplerinin REDDİNE,.." karar verilmiştir. C. Dairenin İkinci Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 04.12.2017 tarih ve 2017/4061 Esas, 2017/7874 Karar sayılı ilamıyla; "...Yerel mahkemece, 01/03/2011 tarihli celsede, yukarıda belirtilen veraset ilamı nazara alınarak muris davacı ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun dahili davacılar olarak, usulüne uygun vekaletnameye istinaden de Av. ...'un dahili davacılar vekili olarak duruşmalara kabulüne karar verilmiştir. Buna rağmen; gerekçeli karar başlığında davacı olarak yalnızca müteveffa ...’nun yazılması ve hükmün de ölmüş olduğu halde onun lehine kurulması doğru olmamış, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir ... Mahkemece gerekçeli kararın hüküm fıkrasının birinci bendinde maddi tazminat isteminin kısmen kabul edilmesine karşın, ikinci bendinde “davacının maddi tazminat ve sair taleplerinin reddine” şeklinde hüküm oluşturularak, infazda tereddüt oluşturacak şekilde çelişkiye yol açılması usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.07.2018 tarih ve 2018/25 Esas, 2018/228 Karar sayılı ilamıyla; dosyanın işlemden kaldırılmasından sonra yasal süresi içinde yenileme talep edilmediği gerekçesiyle "... Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA..." karar verilmiştir. E. Dairenin Üçüncü Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 16.12.2019 tarih ve 2019/965 Esas, 2019/6036 Karar sayılı ilamıyla; "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 150/4 üncü maddesinde dosyası işlemden kaldırılmış olan davanın, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebileceği, yenileme dilekçesinin, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edileceği, aynı madde 5 inci fıkrasında ise işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davaların, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılacağı ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kaydın kapatılacağı düzenlenmiştir. Somut davada, davacı vekili 18/04/2018 havale tarihli dilekçe ile yasal süresi içerisinde yenileme talebinde bulunduğuna ve birinci yenileme sonucunda dava takipsiz bırakılmadığına göre mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir..." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. F.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "...Davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile; 1-Maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 11.340,00 TL haksız el koymadan kaynaklanan maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-10.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir..." V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hesaplanan tazminattan davacının müterafik kusuru bulunduğu gerekçesiyle indirim yapılmasının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın görevsizlik nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu araca ve motorine güvenlik güçlerinin kaçakçılıkla mücadele çalışmaları nedeniyle elkonulması, elkoyma işleminde idarenin açık bir hizmet kusurunun bulunmaması karşısında mahkemece bilirkişilerce hesaplanan tutardan bu husus da gözetilerek ayrı bir hakkaniyet indirimine gidilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, tazminat hesaplanmasında sürekli iş nedeniyle elde edilen gelirin esas alınması gerektiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıya ait araca kaçakçılık suçunda kullanıldığı iddiasıyla el konulması ve ceza yargılaması sonucunda araç ve el konulan motorinin davacıya iade edilmesine karar verilmesi nedeniyle aracın muhafaza altında kaldığı sürece oluşan hasar ve eksik teslim edilen motorin bedelinin davalıdan tazmini ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (mülga) 41 inci maddesi, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (mülga) 20 inci maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle bozmaya uyularak yapılan indirim oranının dosya kapsamına uygun olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 492 sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9412, K. 2023/7415, T. 05.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-9412-e-2023-7415-k-e59eff71cf17