Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5386 E. 2025/9173 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5386
Karar No
2025/9173
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/288 Esas - 2022/297 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/314 Esas - 2020/724 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin E-Devlet sistemi üzerinden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na ait sorgu sayfasından yapmış olduğu araştırma sonucu (0554...), (0506...), (0505...), (0506...), (0507...), (0505...), (0505...), (0505...), (0505...), (0505...) numaralı hatlara ait pasif aboneliği bulunduğunu öğrendiğini, ancak söz konusu aboneliklerin yalnızca (0506...) numaralı hat aboneliğinin müvekkili tarafından oluşturulmuş olduğunu, müvekkilinin iradesi ve izni olmaksızın abonelik işlemleri sağlandığını belirterek müvekkilinin iradesi ve bilgisi dışında oluşturulmuş olan 9 adet aboneliğin müvekkiline ait olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu hatlardan birinin 2006 yılında davacı adına aktif edildiğini, sonrasında deaktif edildiğini, hattın boşta kalması nedeniyle başka bir abone adına yeniden açıldığını ve halen kullanımda olduğunu, 7 adet hatta kimlikte sahtecilik tespit edilmediğini, birebir çoğaltma tespit edildiğini, davacı adına kayıtlı hatların imzası ile ilgili hattın imzası arasındaki farklılık nedeniyle hatların iptal edildiğini, hatlardan birinin dava dışı ... adına kayıtlı olduğunu, davacının kendisine ait olduğunu beyan ettiği hat ve dava dışı ...'in kullanımında olan hat dışındaki tüm hatlar iptal edildiğinden davanın konusuz kaldığını, müvekkili tarafından hizmetin tek elden yürütülmesinin imkansızlığı nedeniyle mevzuat çerçevesinde bazı şirketlere bayilikler verildiğini, bayilerin tüzel kişiliği olduğunu, abonelik sözleşmesi düzenlenmesi sırasında bayilerin kusuru olması halinde bu hususun bayinin kişisel kusuru olduğunu, bayinin kusurundan müvekkilinin sorumlu tutulmayacağını, kusursuz sorumluluk halinde dahi üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile dava konusu (0 507...), (0 505...), (0 505...), (0 505 ...), (0 554 ..., (0 506 ...), (0 505...), (0 505...) ve (0 505 ...) numaralı telefon hatlarına ait abonelik sözleşmelerinin davacıya ait olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın konusuz kaldığını, abonelik sözleşmesi düzenlenmesi sırasında bayilerin kusuru olması halinde bu hususunun bayinin kişisel kusuru olduğunu, bayinin kusurundan müvekkilinin sorumlu tutulmayacağını, kusursuz sorumluluk halinde dahi üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı adına düzenlenmiş olan 9 adet abonelik sözleşmesinin davacıya ait olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5386, K. 2025/9173, T. 03.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5386-e-2025-9173-k-e5ee3086ff20