Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4485 E. 2023/9390 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4485
- Karar No
- 2023/9390
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/249 D.İş - 2022/243 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-8395 HÜKÜM/KARAR : Ret/İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/18212 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile sigortalı olan aracın 21.12.2015 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, müvekkiline %18 maluliyeti üzerinden 18.01.2017 tarihinde tazminat ödendiğini, ancak müvekkilinin maluliyetinin arttığını, maluliyet artışına ilişkin davalıya yapılan başvurunun olumsuz sonuçlandığını belirterek fazlaya ilişkin talep ... saklı kalmak üzere 32.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL bakıcı gideri, 1.200,00 TL adli tıp rapor ücreti, 6.000,00 TL belgelenemeyen tedavi gideri, 200,00 TL noter masrafı olmak üzere toplam 41.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı olaya ilişkin davacı tarafından daha önce dava açıldığını ve tarafların sulh olduklarını, bu nedenle davacının maddi tazminat isteminden feragat ettiğini ve mahkemece de feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, bu nedenlerle başvurunun kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, ödeme karşılığı düzenlenen ibraname gereğince başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından eksik belge ile başvuru yapıldığını, davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe aykırı şekilde düzenlendiğini, ibranamenin düzenlenmesinden itibaren 2 yıldan fazla zaman geçtiğinden hak düşücü süre nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, tedavi giderine ilişkin bir delil sunulmadığından talebin reddi gerektiğini, noter masrafları ile adli tıp rapor ücretinden müvekkilinin sorumluluğunun olmadığını, müterafik kusur durumunun araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından aynı olaya ilişkin daha önce mahkemede dava açıldığı, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü maddesi ile yasaklanan şekilde başvuru yapıldığı, mahkeme kararında herhangi bir oran ve tazminat cinsi belirtilmeden tazminat talebinin tamamından feragat edildiği, dosya kapsamından davacının geçici iş göremezlik süresince tüm sair giderlerini aldığının anlaşıldığı, ayrıca dosyaya sunulan raporda artan maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının kurulmadığı gerekçeleriyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; davalı aleyhine İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/244 Esas sayılı dosyasında açılan dava üzerine %18 maluliyet üzerinden hesaplama yapıldığını ve tazminat ödendiğini, %18 maluliyeti tespit eden raporun bir yıllık süreli olduğunu ve aradan geçen 5 yılda müvekkilinin maluliyetinin arttığını, dosyaya sunulan raporda %43 oranında malul olduğunun tespit edildiğini, beden gücü kayıp oranındaki her artışın ayrı bir olgu olduğunu, önceki iş göremezlikten bağımsız olarak tazmini gerektiğini, uzlaşma görüşmelerinin yapıldığı 2017 yılında maluliyeti kesin olarak tespit eden bir rapor bulunmadığından uzlaşma iradesinin talep hakkını sonlandıran etkiye sahip olmadığını ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/244 Esas sayılı dosyasındaki karar tarihinden sonra artan bir maluliyeti ortaya koymadığı, karar tarihinden sonra ortaya çıkan bir arazdan bahsetmediği, dosyaya sunulan tedavi evrakı içerisinde karar tarihinden sonra tedavi gördüğüne ilişkin evrak bulunmadığı, dosyaya sunulan raporun maluliyet artışını değil kaza tarihinden itibaren yeni bir değerlendirmeyi içerdiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk ssigortası ile sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan artan maluliyete dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından aynı olaya ilişkin İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/244 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı, davalının Anadolu Anonim Türk Sigorta AŞ ile sigortalı aracın sürücüsü ve işleteni olduğu, mahkemece 01.06.2017 tarihli 2017/599 Karar sayılı karar ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur. Somut olayda, aynı olaya ilişkin davacı tarafından İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/244 Esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken dosyaya sunulan raporun maluliyet artışını değil kaza tarihinden itibaren yeni bir değerlendirmeyi içerdiği gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dosya kapsamından, davacının talebinin artan maluliyete ilişkin olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince maluliyet raporunda artan maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının kurulmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, İtiraz Hakem Heyetince artan maluliyetin ispat edilemediği gerekçesiyle itiraz reddine karar verildiği anlaşılmakla; artan maluliyet oranı konusundaki talebin ayrı bir uyuşmazlığın konusu olması hususu dikkate alındığında, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının artan maluliyeti olup olmadığına dair açık ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.