Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4344 E. 2024/2545 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4344
- Karar No
- 2024/2545
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/57 E., 2021/612 K. İHBAR OLUNANLAR : 1- Mobiltel İletişim Hiz.San ve Tic. A.Ş. 2- ... 3- ... DAVA TARİHİ : 20.02.2013 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete zorunlu trafik sigortasıyla sigortalı aracın sürücüsünün alkollü olarak araç kullanması nedeniyle araçta yolcu olarak bulunan kişiye ödediği 94.426,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan rücuen tahsilini talep etmiş; 25.02.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 126.042,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, kazaya karışan aracın müvekkili tarafından Mobiltel İletişim Hizm. San. ve Tic. A.Ş.’ye uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, 24.12.2010 tarihinde ilgili şirkete teslim edildiğini, işleten sıfatı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.06.2015 tarihli ve 2013/60 Esas, 2015/440 Karar sayılı kararı ile; davalı yanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 01.10.2018 tarihli ve 2015/15750 Esas, 2018/8382 Karar sayılı ilamı ile; davalı vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "Konusunda uzman nörolog ve trafik bilirkişisinden kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin başka unsurların da kazada etkili olup olmadığının tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozma Sonrası Verilen Karar Mahkemenin 06.07.2021 tarihli ve 2021/57 Esas, 2021/612 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulü ile 126.042,00 TL rücuen tazminatın 94.426,00 TL'sinin 17.08.2012 ödeme tarihinden, 31.616,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen (bozma üzerine verilen) kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde tamamlanan ve Yargıtay kararı ile kesinleşen dosya kapsamında, gerek kararda gerekse de bilirkişi raporunda yer aldığı üzere dava konusu trafik kazasının münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediği açık olup anılan nedenle davacı ... şirketinin rücu talebinin haksız olduğunu, ancak gerek hükme esas alınan 06.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda gerekse gerekçeli kararda aynı somut olaya ilişkin aynı kesinleşmiş olan Yargıtay ilamı ile buna dayanak bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesinleşmiş olan bir dosyanın aksi olarak görüş bildirilmiş olmasına karşın bunun sebebinin açıklanmadığını, ortada aynı somut olaya ilişkin olarak aynı sürücünün kusurunun sebebine dair çelişkili iki ayrı mahkeme kararı bulunduğunu, kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini, müvekkili sürücünün zaten 0,76 promil de değil 0,50 promil alkollü olmakla birlikte her iki halde de davacının ispat yükünü yerine getirdiğinden bahsedilemeyeceğini, zira işbu davada ispat yükünün davacı yan üzerinde olduğunun tartışmasız olduğunu, kusur durumunun eksik incelendiğini, müvekkilinin uzun dönem araç kiralayan olarak işleten sıfatına sahip olmadığından da sürücünün kusurlarından sorumlu olamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu zarar gören dava dışı üçüncü kişilere ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 48 inci maddesi ve 95 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Daire bozma ilamında da belirtildiği üzere Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davacı sigortacının sigortalısına rücu hakkının bulunduğunun kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. Eldeki davada, her ne kadar Daire bozmasında münhasırlık araştırması yapılması istenmiş ise de; dava dışı zarar gören kişilere ödenen miktarın rücusu için eldeki davanın davacısı tarafından eldeki davanın davalısı aleyhine açılmış (Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/850 E. 2015/891 K. Sayılı dosya) ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinden gerekçe düzeltilerek (kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleşmediğinin belirlendiğine işaret edilerek) onanan dosyanın eldeki dosya ile tarafları ve davaya konu kaza aynı olduğundan mahkemece, bahsi geçen dosyanın eldeki dosyaya güçlü delil oluşturacağı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.