Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3237 E. 2024/8207 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali Şeklinde Görülen Rücuen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3237
Karar No
2024/8207
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali Şeklinde Görülen Rücuen Tazminat

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1766 E., 2021/2237 K. DAVA TARİHİ : 24.02.2020 HÜKÜM/KARAR : Davacının istinaf başvurusunun esastan reddi/Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/132 E. 2021/400 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali şeklinde görülen rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... şirketine trafik sigortalı, davalı ...’nun maliki olduğu aracın, dava dışı Baki Ulu'nun kullanımında iken karıştığı çift taraflı kaza sonucu ölen karşı araç sürücüsü yakınlarına destekten yoksun kalma tazminatı ödemek zorunda kaldıklarını, müvekkili şirketin ödediği tazminatı davalıdan rücu hakkı bulunduğunu belirterek Afyonkarahisar İcra Dairesinin 2019/11773 Esas sayılı takip dosyasındaki davalı tarafın haksız itirazının iptalini, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; olay tarihinden önce kalbinde ritim bozukluğu olduğunu, olay tarihi itibariyle ikamet ettiği Kızıldağ köyünde bayıldığını ve aracının evinde olduğunu, baygın halde iken araç kullanmasının mümkün olmadığını, o anda aracı kimin kullandığını bilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, dava konusu kazaya ilişkin olarak alınan 20.04.2021 tarihli ve aralarında nörolog bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi raporunda gerekçeleri de gösterilmek suretiyle davacıya sigortalı olan araç sürücüsünün 0,78 promil oranında alkollü olduğu, kazanın oluşumunda kusurlu bulunduğu, ancak kazanın oluşumunda diğer araç sürücüsünün de kusurunun etkisi bulunduğu, dolayısıyla mevcut olayda kazanın münhasıran alkolün etkisiyle oluşmadığının tespit edildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rücu koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece eksik inceleme ve araştırma yapılarak hüküm kurulduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 48 inci maddesinin alkollü sürücülerin karayolunda araç sürmesini yasakladığını ve alkol sınırını 0,50 promil olarak belirlediğini, sürücü Baki Ulu'nun kazadan yaklaşık bir saat sonra Afyonkarahisar Devlet Hastanesinde yapılan tetkik sonuçlarından 0,78 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini ve bu miktarın yasal sınırın çok üzerinde olduğunu, bunun hastanenin 19.06.2017 tarihli raporuyla sabit olduğunu, bu nedenle doğan zararın sigorta sözleşmesinin kapsamı dışında kaldığını ve ödedikleri tazminatı davalıya rücu haklarının doğduğunu, yerel mahkemece uygulanacak mevzuatta hataya düşüldüğünü, Kanun'da yalnızca alkollü sürücülerin araç kullanmasının yasaklandığını ve bunun promil olarak sınırlarının belirlendiğini, mahkemenin gerekçesinin bu açıdan hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının gerekçesiz ve keyfi olduğunu, adli tıp raporunda Niyazi Kar'ın kusurunu gösteren hiçbir delilin mevcut olmadığını, raporda adeta Niyazi Kar'ın hızlı gittiğinin karine olarak kabul edildiğini, ancak dosyada ve kaza tespit tutanağında buna dair hiçbir delil olmadığını, davalının arabuluculuk görüşmelerine mazeretsiz olarak katılmadığı halde yargılama giderlerinin müvekkiline yükletildiğini, yerel mahkemece hükme esas alınan 20.04.2021 tarihli bilirkişi raporunun 5 ve 6 ncı sayfalarında bazı bölümlerin silik olduğu için görülemediğini, göremedikleri kısımlar okunmadığı için taraflarınca itiraz edilemediğini, bu şekilde tanzim edilen raporun iddia ve savunma hakkını kısıtlar mahiyette olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki nedenleri ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine dayalı açılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3237, K. 2024/8207, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3237-e-2024-8207-k-b6f8f453d498