Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2115 E. 2023/12362 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2115
- Karar No
- 2023/12362
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/55 E., 2021/372 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı ... ve davacı ... tarafından gelen olmadı. Taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 21.11.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkillerinin amcası olduğunu, müvekkillerinin babası olan ...'nin davalı tarafından silahla vurularak öldürüldüğünü, olayın akabinde gerek davalının gerekse müvekkillerinin halalarının olayın kaza olduğu hususunda müvekkillerini ikna ettiklerini, ancak sonrasında dava konusu olaya ilişkin ceza dosyasını inceleyen müvekkillerinin davalının eylemini kasten gerçekleştirdiğini öğrendiklerini, müvekkillerinin babalarını kaybetmesi nedeniyle maddi ve manevi olarak zor durumda kaldıklarını belirterek açılan belirsiz alacak davasında her bir davacı için ayrı ayrı 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 165.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 510.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların talebinin zamanaşımına uğradığını, davacıların müvekkili ve aile yakınları tarafından yanıltılması iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/92 esas sayılı dosyası içeriğinden müvekkilinin meşru savunma içinde hareket ettiğinin anlaşılacağını, talep edilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.01.2019 tarihli ve 2017/111 Esas, 2019/8 Karar sayılı kararıyla; maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile her bir davacı için 10.000,0'er TL manevi tazminatın 09.03.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.09.2019 tarihli ve 2019/937 Esas, 2019/1609 Karar sayılı kararıyla; tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar emyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 21.12.2020 tarihli, 2019/2859 Esas ve 2020/4512 Karar sayılı ilamıyla; "...Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (6098 sayılı TBK m. 56) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Eldeki davada; olayın oluş şekli, tarihi, davacıların ölene yakınlıkları ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın kaldırılarak, daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamın uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda olayın oluş biçimi, davalının kusur durumu, davalının aldığı ceza, tazminata esas olan fiilin ağırlığı, davacıların ölene yakınlıkları, olay sebebiyle davacıların duyduğu üzüntü, elem, acı ve ızdırap, olayın üzerinden geçen zaman, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile tazminatın sebepsiz zenginleşmeye mahal vermemesi hususları gözönüne alınarak davanın kısmen kabulü ile her bir davacı için 15.000,00'er TL manevi tazminatın 09.03.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılardan ... vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılardan ... vekili temyiz dilekçesinde; hükmedilen manevi tazminat miktarının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıların tazminat talebinin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, olayın meydana gelmesinde müteveffanın asli kusurlu olduğunu, ceza dosyası içeriğinden olayda müvekkilinin kastının olmadığının ve meşru savunma sınırları içerisinde hareket ettiğinin anlaşıldığını, davacıların talebinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, müvekkilinin davacılar ile her zaman ilgilendiğini, bu hususu tanıkların da doğruladığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin reddedilmesini gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların amcası olan davalının, davacıların babasını öldürmesi eylemine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 47 nci (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı) maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacılardan ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacılardan ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47 nci maddesi gereğince hâkimin, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Somut olaya gelince; olayın oluş biçimi, olay tarihi, davacıların desteğe yakınlık dereceleri, davalının davacıların amcası olması, tarafların sosyal ekonomik durumu ile yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacılardan ... yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacı ... yararına daha üst düzeyde manevi tazminata karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacılardan ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının davacılardan ... yararına BOZULMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı ... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı ...'ye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.