Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/14550 E. 2023/12614 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14550
Karar No
2023/12614
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/441 Esas, 2019/449Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların kardeş olduğunu, tarafından yaptırılan binanın davalı tarafından yıkıldığını ve aynı parsel üzerine yıkılan evin 10 metre ilerisine yeni bina yapıldığını, ancak davalının babalarının sağlık sorunlarından istifade ederek taşınmazı kendi üzerine kayıt ve tescil ettirdiğini, bu konuda açtıkları tapu iptali tescil istemli davanın kabulle sonuçlandığını, haksız olarak yıkılan binanın tamamen davacının işçi olarak çalışması neticesi yapıldığını ve babasının sağlığında o evde oturduğunu, ancak davalı ...'ın kardeşinin o bölgedeki tüm izlerini silmek için eski binayı tamamen yıktırdığını, davacının mağduriyetine neden olduğunu, bu nedenle fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş; davacı vekili 31.10.2018 havale tarihli dilekçesi ile davayı haksız fiilden kaynaklı 10,00 TL maddi tazminat, 4.990,00 TL manevi tazminat talepli olarak tamamen ıslah ettiğini belirtmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği evin 40 senelik derme çatma yapı iken senelerin geçmesi ile kendiliğinden yıkıldığını, bu hususta davacının Ünye Cumhuriyet Savcılığı'nın 2011/2391 soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunduğunu ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.12.2015 tarihli ve 2014/447 Esas, 2015/483 Karar sayılı kararıyla, davacı ...'ın Ünye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/447 soruşturma sayılı dosyasına verdiği 08.06.2011 tarihli ifadesi ile babasının 2008 yılında vefat ettiğini, ölümünden sonra üç kez daha kendisinin ve babasının yaşamış olduğu dava konusu eve geldiğini, en son 14 Mart 2011 tarihinde bahse konu eve geldiğinde iki katlı evinin yıkılmış olduğunu ve kendisinin önceden bırakmış olduğu tüm şahsi eşyalarının olmadığını gördüğünü beyan etmesi karşısında, davacının, dava konusu evin 14 Mart 2011 tarihinde yıkıldığını gördüğü, zararın ödetilmesine ilişkin işbu davanın ise 10.09.2014 tarihinde açıldığı, zarar gören davacının haksız eylem ve failini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içerisinde dava açmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 05.06.2017 tarihli ve 2017/713 Esas, 2017/3644 Karar sayılı ilamıyla; "...Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının evini davalının yıktığı iddiasıyla tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. Eylemin sübutu halinde olay tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu oluşturabileceği anlaşılmakta olup uygulanacak ceza dava zamanaşımı süresi, aynı Kanun'un 66/e maddesi uyarınca sekiz yıldır. Eldeki davada, kabule göre davacının fiil ve faili öğrenme tarihi 14 Mart 2011, davanın açılma tarihi ise 10.09.2014 günü olup ceza zamanaşımı süresi henüz dolmamıştır. Şu halde; açıklanan yönler gözetilerek, uyuşmazlığın esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. ..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu taşınmazda davalı ... ile dava dışı ın hisseli malik olduğu, taşınmazda davacının herhangi bir hakkının ve hissesinin bulunmadığı, davacı her ne kadar aksini iddia etmişse de dinlenen mahalli bilirkişilerin davaya konu binanın tarafların murisi tarafından yapıldığını, binanın harabe olduğunu, kimin tarafından yıkıldığına ilişkin görgüye dayalı bilgilerinin olmadığını beyan ettikleri, Çaybaşı Belediye Başkanlığı'nın 11.03.2019 tarihli yazısından dava konusu binanın kendiliğinden çöktüğü ve binanın enkaz kaldırma çalışmalarının Çaybaşı Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığının sabit olduğu, bu durumda dava konusu taşınmazda herhangi bir hakkı ve hissesi bulunmayan davacının davalıdan tazminat talep etme hakkının bulunmadığı, ayrıca daha evvel davacının murisi tarafından yapılan yapının metruk bina olması ve kendiliğinden çökmesi nedeniyle davalıdan tazminat talep edemeyeceği, bu hali ile davacının tazminat talep etme şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamına uyularak yapılan yeniden yargılama sırasında, 30.10.2018 tarihli dilekçeyle davanın tamamen ıslah edildiğini, ne var ki mahkemece bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesi ile 29.11.2018 tarihli 5 nolu celsede bu talebin reddedildiğini, kısmi dava olarak açılan işbu davada yargılamanın 9. celsesinde ek dava dosyasının mahkemece incelendiği, birleşme konusunda herhangi bir karar verilmediği, 27.06.2019 tarihli 10. celsede Ünye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/94 E. sayılı ek dava dosyasıyla işbu dava dosyasının birleşmesi gerektiği beyan edilmesine karşın, yargılamanın geldiği safha gerekçesi ile davaların birleştirilmesi yönündeki talebin reddedildiğini, esas dava ve ek davanın aynı anda derdest iken ve iki mahkeme de durumdan haberdarken davaların birleştirilmesine karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafından yıkılan dava konusu evin bulunduğu arazinin tapu kaydının iptali için müvekkili tarafından açılan davanın kabul edildiğini ve Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, davacının davaya konu yıkılan evin bulunduğu arazide hisse sahibi olduğunu, Çaybaşı Belediyesinin davalının bizzat Belediye'den talebi üzerine, Mali Hizmetler Müdürü imzalı bir yazıyla, dava konusu evin atıl durumda ve kullanılamaz olduğunu, çökme tehlikesinin bulunduğunu Fen İşleri Müdürlüğü'nün tespit ettiğini belirttiğini, Fen İşleri Müdürlüğü'nün tespit ettiği kendi alanıyla ilgili bir konuda, hiç alakası olmayan Mali Hizmetler Müdürü'nün evrak düzenleyip imzalamasının hatalı olduğunu, davanın kabulü yerine reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının hak sahibi olduğu binanın davacının bilgisi dışında davalı tarafından yıktırıldığı iddiasıyla tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu (mülga) 41 ve 49 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle Çaybaşı Belediye Başkanlığınca mahkemeye gönderilen cevabi yazıda davaya konu bina hakkında "...metruk yapı için yapılan incelemede evin kullanılamaz durumda ve çökme tehlikesi olduğunun tespit edildiği, buna istinaden atıl yapının süre zarfı içerisinde kendiliğinden çöktüğü..." şeklinde tespitte bulunulması, dosya kapsamına göre kalan kısmın etrafa zarar vermemesi için davalıca ortadan kaldırılması, enkaz kaldırma çalışmalarının da Belediye ekiplerince tamamlanmış olması ve verilen kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının istek hâlinde davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/14550, K. 2023/12614, T. 27.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-14550-e-2023-12614-k-e6c7bb3a4481