Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1374 E. 2023/9641 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1374
- Karar No
- 2023/9641
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/755 Değişik İş, 2021/877 Karar SAYISI : 2021/İHK-22213 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü/Davalının İtirazlarının Reddi-Davacının İtirazlarının Kısmen Kabulü SAYISI : K-2021/59323 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazlarının vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait konutun, davalı ... tarafından sigortalandığını, konutta 04.02.2020 tarihinde meydana gelen yangın sonucu binanın hasarlandığını, ancak davalı ... şirketinin meydana gelen zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 60.000,00 TL hasar tazminatının (bina bedeli ve enkaz kaldırma masrafının) riziko tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 03.05.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini, 148.645,20 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, davalının teminat limiti ile sorumlu olduğunu, davaya konu evin tam kagir olarak bildirildiği ancak adi kagir niteliğinde olduğunu, ödenmesi gereken prim daha düşük alındığından eksik poliçenin söz konusu olduğunu, kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunun yeterli ve denetime elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 116.103,94 TL bina hasar bedelinin 23.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve taraflar yararına maktu vekalet ücretine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, faize ve vekalet ücretine ilişkin hükmün hatalı kurulduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, davalının sorumluluğunun bulunmadığını, faize ilişkin hükmün hatalı olduğunu, davacı yönünden vekalet ücretine tarifeye göre belirlenen ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına esas alınan bilirkişi raporunun ve tespitlerin içtihatlara uygun bulunduğu, faize ilişkin hükmün isabetli olduğu, ancak davacı lehine nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçeleri ile davalı vekilinin itirazlarının reddine, davacı vekilinin itirazının vekalet ücreti yönünden kabulüne, davacı lehine 14.979,87 TL vekâlet ücretinin davalı ... şirketinden tahsiline ve davalı lehine 976,23 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tazminat hesaplamasının hatalı yapıldığını, davanın kabulü gerektiğini, faize ve vekalet ücretine ilişkin hükmün hatalı kurulduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulden reddi gerektiğini, poliçede eksik sigorta söz konusu olduğunu, faiz ve vekalet ücretine ilişkin hükmün hatalı bulunduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafça sigorta poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait konutta çıkan yangın sonucu meydana gelen hasar nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 1453 üncü maddesi, Yangın Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunmasına, faiz başlangıç tarihinin uygun bulunmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince taraflar yararına hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekmekteyken davacı lehine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kalması doğru bulunmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının 6.1. bendinde yer alan "14.979,87 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve İtiraz Hakem Heyeti kararının 6.2. bendinde yer alan "976,23 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılmasına, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.