Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/24671 E. 2023/12969 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/24671
- Karar No
- 2023/12969
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/59 E., 2021/341 K. HÜKÜM/KARAR : Karar verilmesine yer olmadığı Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'dan 29.06.2014 tanzim ve 30.08.2014 vade tarihli senet nedeni ile 67.400,00 TL alacaklı olduğunu, bu alacak nedeni ile davalıya karşı 02.09.2014 tarihinde Edirne 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6189 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haczi kabil malı bulunamadığını, ancak maliki olduğu dava konusu taşınmazlarını düşük bir bedelle toplu halde diğer davalı ...'a sattığını, yapılan satışın mal kaçırmak amacı ile olduğunu belirterek bu taşınmazların devrine ilişkin tasarrufun iptali ile üzerinde cebri icra yapabilme yetkisinin tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı...ile aralarında alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik davacı tarafın iddiası gibi herhangi bir muvazaalı işlem olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ...; davaya cevap vermemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09.06.2015 tarihli ve 2014/551 Esas, 2015/394 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazların borcu doğumundan sonra davalı borçlu tarafından davacı alacaklının alacağını ulaşmasını engellemek amacı ile muvazaalı olarak alacaklarından mal kaçırmak amacı ile diğer davalı ve dahili davalılara satış yapıldığı, yapılan bu satışların satış bedellerinin düşük olduğu, bu yönüyle satışların muvazaalı yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Edirne ili Merkez ilçesi Dörtkaya mahallesi 2435 ada 7 parsel taşınmaz üzerinde bulunan 3,5,6,7 nolu bağımsız bölümler yönünden davasını ıslah ettiği anlaşıldığından, Edirne ili Merkez ilçesi Dörtkaya mahallesi 2435 ada 7 parsel taşınmaz üzerinde bulunan 3, 5, 6, 7 nolu bağımsız bölümlerden 3 ve 5 nolu davalı...tarafından ...'a satılan bağımsız bölümler ile tapuda davalıdır şerhi bulunmasına rağmen 7 nolu bağımsız bölümü satın alan ve davaya dahil edilen ... adına yapılan satışın, tapuda davalıdır şerhi bulunmasına rağmen 6 nolu bağımsız bölümü satın alan ve davaya dahil edilen ... adına yapılan satışların İcra İflas Kanununun 280. maddesi nazara alındığında davacı tarafa zarar verme kastından dolayı ve bu nedenle muvazaalı bulunduğu gerekçesiyle tasarrufların iptaline, Edirne 1.İcra Müdürlüğünün 2014/6189 sayılı dosyasındaki alacak ve ferilerine yetecek oranda davacı tarafa cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.10.2020 tarihli ve 2019/753 Esas, 2020/5812 Karar sayılı ilamı ile; "...Somut olayda, davacı vekili temyiz aşamasında ibraz ettiği 28/12/2018 tarihli dilekçesinde; davaya konu alacağın tahsil edildiğini beyan ettiğine göre; davacının alacağına ilişkin dava konusu icra dosyası getirtilerek davacının alacağının tamamının ödenip ödenmediğinin araştırılması, alacağın tamamının ödenmiş olması halinde konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 28.04.2016 tarihinde ödeme yapıldığından davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, karar verilmesine yer olmadığına yapılan satışların satış bedellerinin düşük olduğu, bu yönüyle satışların muvazaalı yapıldığı gerekçesiyle de yargılama giderlerinden davalıların sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar tapu kaydındaki bedel ile bilirkişi raporundaki bedel arasında fark bulunsa da ipotek bedellerinin dikkate alınmadığını, taşınmaz bedellerinin diğer davalı ...'ın hesabına havale yapılmak sureti ile ödendiğini, bu nedenle yargılama masraflarının davalı ...'a yükletilmemesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, SGK kayıtlarından davalı 3. kişi ...'ın daha önce davalı borçlu ...'ın yanında çalıştığı, buna göre İİK 280/1 maddesi gereğince, davalı ...'ın davalı borçlunun mali durumu ile alacaklılarını ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğu, davacının davayı açmakta haklı olmakla, yargılama giderlerinden davalıların sorumlu tutulmasının doğru olduğu anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.