Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/22920 E. 2024/4094 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/22920
- Karar No
- 2024/4094
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/73 E., 2021/104 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ana taşınmazın son katında ikamet ettiğini, 02.03.2013 tarihinde davacının rızası ve bilgisi olmaksızın çatı onarımı için söz konusu taşınmazda çalışmalar yapıldığını, çalışmalar devam ederken olumsuz hava koşulları göz önüne alınmaksızın yeterli özen gösterilmeyip, gerekli önlemler alınmadığından dolayı davacının konutunda ciddi anlamda maddi hasar meydana geldiğini, buna ilişkin Trabzon 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/7 D.İş sayılı dosyası ile bilirkişi aracılığı ile tespit yapıldığını, tespitten sonrada son yağışlar nedeniyle evdeki bütün eşyaların zarar gördüğünü, bunun davalı tarafça karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL maddi zararının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının apartmanda kat maliki olmadığını, davaya konu edilen bağımsız bölüm malikinin oğlu olduğunu, kendisinin dava açma hakkının bulunmadığını, dava Kat Mülkiyeti Kanunu gereği Kat Malikler Kurulunun aldığı esaslı tamirat-tadilat kararına ve uygulamasına ilişkin olup, mahkemenin görevli olmadığını, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, ayrıca Kat Mülkiyeti Kanunu gereği bağımsız bölüm maliklerinin tümüne karşı açılması gerekirken sadece husumetin yönetime yönlendirilerek dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Trabzon Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 25.06.2014 tarihli, 2014/261 Esas ve 2014/676 Karar sayılı ilamı ile; davacının ikamet ettiği apartmanda davalı yönetim tarafından çatı yapımı konusunda karar alındığı, kararın uygulamaya konulduğu, fakat çatı yapımı sırasında gerekli önlemlerin alınmaması ve gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle çalışma sırasında davacının taşınmazında hasar meydana geldiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 27.05.2019 tarihli, 2019/1822 Esas ve 2019/3650 Karar sayılı ilamı ile, ''...Davaya konu anataşınmazda kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulu olmayıp, davacı da taşınmazda malik olmadığından somut olay Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre değil, müşterek mülkiyet ve haksız fiil hükümlerine göre sorun çözülmelidir. Bu nedenle uyuşmazlıkta, kat mülkiyeti hükümlerinin değil, genel hükümlerin uygulanması gerekmektedir. Her ne kadar dava önce asliye hukuk mahkemesinde açılmış ise de bu mahkemece 05.12.2013 tarihinde verilen görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Hukuki uyuşmazlıklarda asliye mahkemesinin görevi asıl, sulh mahkemesinin görevi ise istisnadır. Özel bir kanun hükmü ile açıkça sulh mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen bütün dava ve işler asliye mahkemesinde görülür. Bu durumda mahkemece; davaya konu taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere dava dilekçesinin görev yönünden reddi yerine davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin olduğu, davacının kiracı olduğu, apartman yönetimi tarafından yapılan tadilat sırasında özensiz davranılarak davacının bulunduğu apartmanda ve içerisinde bulunan bazı eşyalarda hasar meydana geldiği, mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucu alınan rapor ve dosya içerisinde bulunan delil tespit dosyası nazara alındığında çatıdan sızan sular nedeniyle davacıya ait çamaşır makinesinin hasar gördüğü, olay tarihi itibariyle çamaşır makinesinin piyasa bedelinin 120,00 TL olduğunun tespit edildiği, dairede meydana gelen diğer zararlar yönünden ise davacının tapu maliki olmadığı, tapu kaydında taşınmazın davacının annesinin Necmiye Atagün adına kayıtlı olduğu, dolayısıyla fazlaca talep edilen zarar yönünden davacının aktif husumetinin bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 120,00 TL maddi tazminatın 02.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu apartman dairesinin malikinin davacının annesi olduğunu, davacı müvekkil ile annesi arasında kira ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilin kiracı sıfatının olmadığını, oluşan zarar nedeniyle tüm zararın davacı tarafından karşılandığını ve tadilatın davacı tarafından yaptırıldığını, zararın davacı nezdinde gerçekleştiği hususunun mahkemece göz ardı edildiğini, davacının annesi Necmiye Atagün'ün dava tarihinden sonra 07.10.2020 tarihinde vefat ettiğini, karar tarihinde gösterilen kayıt maliki Necmiye Atagün'ün de aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi ile miras bırakanın tek mirasçısı olan davacı adına yeni bir dava açılmasının zorunlu bırakılmasının usul ekonomisine aykırı olduğunu ve davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının ikamet ettiği taşınmazın çatı katında davalı apartman yönetimi tarafından yapılan çatı onarımı sırasında meydana gelen su sızıntısı nedeniyle taşınmazda ve evde bulunan eşyalarda meydana gelen maddi zararın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi) 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.05.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi "(1)Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." şeklindedir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 120,00 TL'nin tahsiline karar verildiği, davacı yararına 120,00 TL vekalet ücretine hükmedilmişken davalı yararına 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmakla; hükmün AAÜT 13/3. maddesi uyarınca davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti bakımından düzeltilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.