Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21157 E. 2023/2194 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/21157
Karar No
2023/2194
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Sonucu Ölüm Nedeniyle Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/930 esas-2021/933 karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne/ davalılardan ...'nün istinaf talebinin reddine, davacıların istinaf talebinin kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2010/629 Esas-2021/230 Karar Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılardan ... vekili ve davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılardan ...'nün istinaf talebinin reddine, davacıların istinaf talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların işleteni, sürücüsü ve genişletilmiş kasko sigorta poliçesi şirketi olduğu aracın, müvekkillerinin yaya konumunda olan desteğine çarpması sonucu desteğin vefat ettiğini belirterek eş ... için 300.000,00 TL, oğlu ... için 150.000,00 TL, kızı ... için 150.000,00 TL manevi tazminatların davalı ...Ş yönünden ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi teminat limiti ile sınırlı olarak dava tarihinden, diğer davalı ... yönünden ise karar tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı müvekkillerine verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; kaza ile ilgili müvekkili hakkında açılmış olan ceza davasının kesinleşmediğini kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini, müteveffanın 80 yaşında olduğunu, talep edilen tazminat miktarlarının yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama sırasında ceza davasının kesinleştiği dolayısıyla da kusur raporunun kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' dan ve davalı ...' dan müştereken ve müteselsilen(Ak Sigorta A.Ş yönünden poliçe limiti 50.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olarak) alınarak davacıya verilmesine, davacı ... ve ... için 15.000,00 er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...' dan ve davalı ...' dan müştereken ve müteselsilen(Ak Sigorta A.Ş yönünden poliçe limiti 50.000,00 TL ile sınırlı sorumlu olarak) alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili ile davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalılardan ... vekili istinaf dilekçesinde; ceza hakiminin kusur değerlendirmesinin hukuk hakimini bağlamayacağını, müteveffanın 80 yaşında olduğunu ve miktarların yüksek belirlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. 2.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminat miktarlarının az belirlendiğini, yargılama giderlerinin tamamına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, reddedilen kısım için davalılar lehine vekalet ücretinin takdir edilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemişleridr. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama devam ederken ceza davası kesinleştiği için ve mahkumiyet kararının hukuk hakimini bağlayacağı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağının Yargıtay' ın yerleşik uygulamalarında kabul edilmekte olduğu, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıdığı bu nedenle de mahkumiyet kararının eylemin haksızlığını ve sanık tarafından işlendiği hususlarının hukuk hakimini bağlayıcı niteliği gereği daha önce ilk derece mahkemesince verilen kararın ceza dosyasının kesinleşmediğinden bahisle yeni bir kusur raporu alınmaması nedeniyle kaldırıldığı ancak yargılama devam ederken ceza mahkemesinin kararının kesinleşmesi neticesinde yeni bir kusur raporu alınmaksızın ceza dosyası kusur raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve tazminat miktarlarının olaya ve davacının sosyal ve ekonomik durumuna, davalının tam kusurlu olmasına ve olayın oluş şekline dikkate alındığında az olduğu ve eş için 40.000,00 TL çocuklar için 20.000,00'er TL üzerinden davanın kısmen kabulünün gerektiğinin dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine, davacıların istinaf itirazlarının kabulü ile incelenen kararın kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde; aynı istinaf sebeplerini ileri sürerek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık ;davalıların işleteni, sürücüsü ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası olduğu aracın, müvekkillerinin yaya konumunda olan desteğine çarpması sonucunda talep edilen manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 53,56 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılar ve davalı ...'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21157, K. 2023/2194, T. 21.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-21157-e-2023-2194-k-e1970d1a98ef