Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/14550 E. 2022/14372 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/14550
- Karar No
- 2022/14372
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; istinaf başvurusunun kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, davalı tarafın ...'un hukuken var olmayan bir yönetim kurulu kararı ile davacı ... yerine İzmir ... Hastanesine genel müdür atanması hadisesi ile eş zamanlı olarak müvekkiline ve müvekilinin genel müdürü olduğu İzmir ... Hastanesi yönetici ve müdürlerine göndermiş olduğu e-postalarda müvekkilini küçük düşürmeye matuf söylemlerde bulunduğunu, davacının suç teşkil eden eylemlerde bulunduğu izlenimi yaratmaya çalıştığını, 10/01/2013, 11/01/2013 ve 12/01/2013 tarihlerinde göndermiş olduğu e-postalarla dilekçede ayrıntısı yazılı şekilde müvekkili hakkında ithamlarda bulunduğu, davalının müvekkilini "zorba, kanunsuz, şantajcı, iftiracı, yolsuzluk yapan bir kişi" gibi sözlerle hem üst düzey yönetici olduğu işyerinde çalışanlar, hem yöneticiler, hem de ... A.Ş.'nin ortak ve yönetim kurulu nezdinden küçük düşürmeye ve karalamaya yönelik yakıştırmalarda bulunmasının davacının onur ve saygınlığı ile şeref ve itibarını tahkir edici ve küçük düşürücü olduğunu bu yönü ile kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini belirterek; davalının davaya konu e-postalarda davacının hakkında sarf ettiği sözlerinin hukuka aykırılığının tespitine, davalının dava konusu edilen e-postalarda davacı aleyhine sarf ettiği küçültücü yakıştırma ve değerlendirmeleri nedeniyle her bir e-posta için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 105.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; ... markasını davacının bir yere taşımadığını, ... markası ile ... Sağlık Hiz. A.Ş.'nin büyüme kazandığını, davacı yerine atanan ...'a ilişkin kararın İzmir Ticaret Sicil de tescilinden sonra davacının tüm yetki ve görevini aşarak ...'un bilgisayarına el koyduğunu, başkaları vasıtası ile çalıştığı bina dışına atıldığını, hakkaniyete aykırı bu duruma müdahale edilmesi ve durumun ortadan kaldırılmasının ticari hayatın gereği olduğunu, somut olaya bakıldığında manevi tazminatın unsurları olan kusur, hukuka aykırı fiil, zarar ve fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağı unsurlarının bulunmadığını, davacı ile davalı arasındaki yazışmaların şirket ortaklarının şirketin işleyişinin bozulmasına ilişkin şirket menfaatlerini gözeterek şahsa yönlendirilmeyen aralarındaki yazışmalar olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın 10/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna, davacı vekili tarafından katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince; davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/559 Esas - 2017/275 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 10.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.