Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2013/8232 E. 2013/12262 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/8232
Karar No
2013/12262
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vdl. vekili Avukat ... ....tarafından, davalı ... aleyhine 15/01/2010-21/04/2010 gününde verilen dilekçeler ile tedavi hatası nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın husumet ve yargı yolu nedeni ile reddine dair verilen 23/10/2012 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili, davalılar ... ve ... vekili tarafından, duruşmasız olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 25/06/2013 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile davalılardan ..., ... vekili Avukat ..... davalı ... vekili Avukat..., davalı ... vekili Avukat ....... ve davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Diğer davalı ... adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre asıl dosyada davacıların tüm temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Asıl dosyada davalılar... ve ...'ın temyiz itirazlarına gelince; dava, tedavi hatası nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, görevsizlik ve husumet nedenleri ile dava reddedilmiş;karar, davacılar ve davalılar... ve ... tarafından temyiz olunmuştur. Davacılar, davalı ...'nın ortopedi uzmanı olarak görev yaptığı Bornova Acil Yardım ve Travmatoloji Hastanesinde ameliyat ettiği ...'in, ameliyat sırasında meydana gelen damar yaralanmasına bağlı oluşan kangrenden dolayı bacağının kesildiğini bildirerek, kusurları ile zarara uğramalarına neden olan davalıların müştereken ve müteselsilen uğradıkları maddi ve manevi zarardan sorumlu tutulmalarını istemişlerdir. Davalılar usul ve esas yönden davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, davalılar ... ve DEÜ yönünden idari yargının görevli olmasından dolayı dava dilekçesinin reddine, doktor olan davalılar yönünden ise Anayasa 129/5. maddesi uyarınca husumetten reddine karar verilmiş; bu davalılar hakkında verilen ihtiyati tedbirin kaldırılması konusunun görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Mahkemece, haklarında ihtiyati tedbir kararı verilmiş bulunan davalılar..... ile ...'ın kamu görevlisi olmalarından dolayı yetkilerini kullanırken işledikleri kasıtlarından ve kusurlarından doğan tazminat davalarında kamu görevlilerinin aleyhine değil ancak kamu idaresi aleyhine dava açılabileceği kabul edilerek dava husumetten reddedildiğine göre idari yargıda açılacak davaya taraf olmayacak bulunan davalılar hakkında verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerekirken, görevli yargı yerinde değerlendirilmesine karar verilmesi isabetli olmayıp kararın bozulması gerekmiştir. 3- Birleşen dosya davacıları... ile ...'nın temyiz itirazlarına gelince; birleşen dava, kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece istem aktif husumet ehliyeti bulunmadığından reddedilmiş; karar, birleşen dosya davacıları tarafından temyiz edilmiştir. Davacılar, davalıların haklarında şikayetçi olması, basına açıklama yapmaları nedenleri ile kişilik haklarının zarar gördüğünü iddia ederek uğradıkları manevi zararın ödetilmesi isteminde bulunmuşlardır. Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, davacıların kamu görevlisi olmaları nedeni ile görevlerinden kaynaklanan eylemlerinden dolayı tazminat isteminde bulunduklarından aktif husumet ehliyetinin Sağlık Bakanlığına ait olduğu gerekçesi ile istem reddedilmiştir. Anayasanın 36/1. maddesine göre, herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Her ne kadar Anayasanın 129/5. maddesinde, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabileceği düzenlenmiş ise de kamu görevlisinin, yargı mercileri önünde davacı olmasını engelleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Şu durumda, davacılar tarafından açılan kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemli davanın esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedeni ile davanın reddine karar verilmiş bulunması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan asıl davaya yönelik kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle asıl dosya davalıları..., ... yararına BOZULMASINA, davacıların temyiz itirazlarının (1) sayılı bentteki nedenlerle reddine, temyiz olunan birleşen davaya yönelik kararın yukarıda (3) nolu bentte gösterilen nedenlerle birleşen dosya davacıları... ve ... yararına BOZULMASINA ve temyiz eden ..., ... ile ... yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma avukatlık ücretinin ... ve diğer davacılara yükletilmesine, ..., ... ve Dündar Özalp'tan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2013/8232, K. 2013/12262, T. 25.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2013-8232-e-2013-12262-k-a40f3368e964