Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2012/8677 E. 2012/11242 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/8677
- Karar No
- 2012/11242
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/03/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/04/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız şikayet nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, Lagina kazı heyetinde sit sahası peyzajı ve çevre düzenlemesi ile kazıdan çıkan kalıntıların resimsel canlandırmalarını yaptığını, aynı kazıda Kültür Bakanlığının kazı görevlisi olarak görevlendirdiği davalının, hakkında suç isnat edip ilgili idari makamlara ve savcılığa şikayette bulunduğunu belirterek, haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının davacıyı işlemediğini bildiği halde tarihi mekanda izinsiz kazı yaptırdığından bahisle şikayette bulunduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davaya konu edilen olayda; Lagina ören yerinde kazı çalışmalarında Bakanlık temsilcisi olarak görev yapan davalının, davacıya karşı haksız şikayeti nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğrandığından bahisle manevi tazminat talep edilmiş, davalı memurun görevi sırasında ve görevi nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu tutulması istenmiştir. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kururmunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Anayasa'nın 129/5 maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13/1 maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir.Kamu görevlisi aleyhine adli yargı yerinde dava açılamıyacağına göre kamu görevlisi hakkında adli yargıda açılan tazminat davasında kasıt ve kusur aranmaksızın husumet nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekir. Mahkemece husumetten red kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıdaki nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 27/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.