Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/11343 E. 2012/14192 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/11343
Karar No
2012/14192
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 10/04/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız müfettiş raporu ve ithamlar nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 20/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, gümrük müdürlüğüne memur olarak atandığını, gümrükte birtakım yasal olmayan eylemlere tanık olması nedeni ile bu hususları üstlerine bildirdiğini, Başbakanlık tarafından görevlendirilen Gümrük Başmüffettişi davalı ...'ın düzenlediği raporda kendi hakkında haksız ithamlar yer aldığını, raporun düzenlenmesinde çalışma arkadaşları ve müdürünün tutum ve davranışlarının da etkili olduğunu belirterek, davalılardan manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalılar, iddiaların somut herhangi bir delile dayanmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davalı Gümrük Başmüffettişi ...'ın iddialar hakkında görevlendirilmesi üzerine, davacı ve diğer davalıların beyanlarını aldığı, gerekli incelemeleri yaparak düzenlediği raporunda; davacıya karşı herhangi bir keyfi durum bulunmadığını, diğer davalıların da davacıya karşı manevi tazminatı gerektirecek bir tutumlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Davaya konu edilen olayda ; davalılar, Gümrük Başmüfettişi, Gümrük müdür ve çalışanları olup, gümrük çalışanı olan davacıya karşı haksız tutum ve davranışları ve müfettiş raporunun haksız ithamlar içerdiği ileri sürülmüş, görev sırasında ve görev nedeniyle meydana gelen zarardan sorumlu tutulmaları istenmiştir. Anayasa'nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. Kamu görevlisi hakkında adli yargı yerinde dava açılamayacağına göre, kamu görevlisi hakkında adli yargıda açılan tazminat davasında kast ve kusur aranmaksızın husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir.Mahkemece husumetten red kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 03/10/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalıların salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Açıklanan nedenlerle dairemizin bozma kararına katılmıyorum. 03/10/2012

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/11343, K. 2012/14192, T. 03.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2011-11343-e-2012-14192-k-30a4888e0653