Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2011/11244 E. 2012/15048 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/11244
Karar No
2012/15048
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 30/12/2008 ve 04/08/2010 gününde verilen dilekçelerle trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11/07/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili ve davalı İl Özel İdaresi vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, trafik kazasına dayalı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücülerden ...'ın kusurunun bulunmadığı, diğer davalı sürücü ...'ın kusurunun bulunduğu şeklindeki gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddine; diğer davalılar ... ve ... İl Özel İdaresi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalılar ... ve ... İl Özel İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. 1- Davalı ...'ın temyiz itirazlarına yönünden: Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır. Dosya kapsamından davalı ...'ın ... İl Özel İdaresi'nde makam şoförü olarak görev yaptığı ve bu görevi sırasında davaya konu trafik kazasına sebebiyet verdiği, davalının kamu görevini ifa ettiği sırada meydana gelen zararın kendisinden tazmini istendiğine göre Anayasa'nın 129/5 maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası'nın 13/1 maddesi gereğince kamu görevlisi hakkında adli yargı yerinde dava açılamayacağından husumet nedeni ile davanın reddi gerekir. 2- Davalı İl Özel İdaresi'nin temyiz itirazlarına gelince: Dava dosyasının incelenmesinden; davalı sürücüler ... ve ... hakkında kamu davası açıldığı, yargılama sonunda sanık ...'ın beraatine, diğer sanık ...'ın mahkumiyetine karar verildiği, ceza mahkemesi kararının henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. B.K'nın 53. maddesi gereğince hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de, ceza mahkemesince belirlenecek maddi olgular ile bağlıdır. Somut olayın özelliği itibari ile, davalı sürücüler ... ve ... hakkında ceza mahkemesince verilen kararın kesinleşmesi beklenilmeli, sonrasında dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmelidir. Mahkemece yukarıda açıklanan bu husus gözetilmeden karar verilmesi doğru bulunmamış, temyiz edilen kararın bu yönden bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... yararına, (2) sayılı bentte belirtilen nedenlerle davalı ... İl Özel İdaresi yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ... İl Özel İdaresi'nin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 15/10/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY YAZISI Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilir. İdare aleyhine böyle bir davanın açılabilmesi, hizmet kusurundan kaynaklanmış, idari işlem ve eylem niteliğini yitirmemiş davranışlar ile sınırlıdır. Kamu görevlisinin, özellikle haksız eylemlerde, Anayasa ve özel yasalardaki bu güvenceden yararlanma olanağı bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde belirtilen maddi olgulardan davalının salt kişisel kusuruna dayanıldığının anlaşılması karşısında öncelikle bu iddia doğrultusunda delillerin toplanıp değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Açıklanan nedenlerle dairemizin bozma kararının 1 nolu bendine katılmıyorum.15/10/2012

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/11244, K. 2012/15048, T. 15.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2011-11244-e-2012-15048-k-119c225f88f4