Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2009/9347 E. 2010/891 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/9347
- Karar No
- 2010/891
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... . Yay. A.Ş aleyhine 17/02/2009 gününde verilen dilekçe ile internet yayını yoluyla kişilik haklarına saldırıya son verilmesinin istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesi gereğince mahkemenin görevsizliğine, dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 12/05/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı, davalıya ait Vatan gazetesinin internet sitesindeki yayın ile kişilik haklarına saldırı içeren yayına 4721 sayılı Medeni Yasa'nın 25/1. maddesi gereğince son verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, 5651 sayılı Internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Yasa'nın, 4721 sayılı Medeni Yasa'ya göre sonraki yasa olup uygulama önceliği bulunduğu, 5651 sayılı Yasa'nın 9. maddesi gereğince görevli mahkemenin sulh ceza mahkemesi olduğu gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. 5651 sayılı Yasa, içerik, yer, erişim ve toplu kullanım sağlayıcıların yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla, içerik, yer ve erişim sağlayıcılar üzerinden mücadeleye ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. 5651 sayılı Yasa'nın 9. maddesinde; içerik nedeniyle hakları ihlâl edildiğini iddia eden kişinin, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak kendisine ilişkin içeriğin yayından çıkarılmasını ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırlandığı yanıtı bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasını isteyebileceği, içerik veya yer sağlayıcının, kendisine ulaştığı günden itibaren iki gün içinde istemi yerine getireceği, bu sürede istek yerine getirilmediği takdirde reddedilmiş sayılacağı, istemin reddedilmiş sayılması durumunda kişinin onbeş gün içinde yerleşim yerindeki sulh ceza mahkemesine başvurarak içeriğin yayından çıkarılmasına ve yayındaki kapsamından fazla olmamak üzere hazırladığı yanıtın bir hafta süreyle internet ortamında yayımlanmasına karar verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir. Kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, yanıt ve düzeltme hakkını kullanmaması veya 5651 sayılı Yasa gereğince sulh ceza mahkemesine başvurarak, yayının internet ortamından çıkartılmasını istememesi genel kurallara dayanarak istekte bulunmasına ve bu 2009/9347-2010/891 bağlamda, eldeki davayı açmasına engel değildir. Davacının, 5651 sayılı Yasa'da öngörülen yolu seçmeyip genel düzenlemelere göre istekte bulunmasını engelleyen bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Kişilik hakları saldırıya uğrayan kişi, Medeni Yasa ile Borçlar Yasası'nda yer alan genel kurallara göre saldırı tehlikesinin önlenmesini, saldırıya son verilmesini, saldırının hukuka aykırılığının saptanmasını ve bunlarla birlikte düzeltme ve kararın üçüncü kişilere bildirilmesini ya da yayımlanmasını, maddi ve manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/02/2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.04/02/2010