Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/11046 E. 2025/9931 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/11046
Karar No
2025/9931
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/1856 E., 2019/2721 K. SUÇ: Hakaret HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan temyiz talebinin vekalet ücretine yönelik olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmü Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince kaldırılıp duruşma açılarak sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz istemi, vekalet ücreti hükmedilmesine, 2. Sanığın temyiz istemi; suçlamayı kabul etmediğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna ve beraatine karar verilmesine ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelik yazdığı ve mahkemece hakaret olduğu kabul edilen sözlerin; söylendiği bağlam, olayın öncesi-sonrası, söyleniş şekli ve söylenilen kelimeler bütünüyle değerlendirildiğinde katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal ve yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabule göre; a) 5271 sayılı Kanun'un 282/1. maddesine 7188 sayılı Kanunla eklenen (f) bendinde yer alan "Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195 inci madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir” biçimindeki anılan yasa maddesine aykırı davranılarak sanığın savunması alınmadan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılıp sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi, b) Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine vekalet ücreti tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/11046, K. 2025/9931, T. 27.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-11046-e-2025-9931-k-6422f0b9cdd9