Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/7262 E. 2025/5465 K. – Göçmen Kaçakçılığ
Konu: Göçmen Kaçakçılığı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7262
- Karar No
- 2025/5465
- Karar Tarihi
- Konu
- Göçmen Kaçakçılığı
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1135 E., 2022/877 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet ve müsadere hükümlerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğuna, atılı suçlamayı kabul etmediğine, yakalama sonrasında yapılan üst aramasında maddi menfaat temin ettiğini gösterir bir bulguya rastlanmadığına, göçmenlerin beyan ettikleri parayı kime teslim ettikleri veya bu hususta kiminle anlaştıkları hususunun belirlenemediğine, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, göçmenlerin Türkçe konuşmaları sebebiyle yabancı uyruklu olduklarını anlamadığına yöneliktir. Katılan malen sorumlunun temyiz istemi, aracın satışına ilişkin sözlü sözleşme yaptıkları ....'nin kendisine anlaştıkları miktarın tamamını teslim etmediğine, bu kapsamda ifa yükümlülüğünü tamamlamaması sebebiyle aracı kendisine devretmediğine, bu suretle sözleşmenin geçersiz hale geldiğine, iyiniyetli üçüncü kişi sıfatına sahip olduğundan aracın kendisine iade edilmesi gerektiğine ve müsaderenin hakkaniyete aykırı olduğuna yöneliktir. III. GEREKÇE Olay tarihli yakalama ve üst arama tutanağı, göçmenlerin Türkiye Cumhuriyeti içerisinde kendilerine araç bulması karşılığında ismini bilmedikleri bir şahsa 700 dolar verdiklerine dair beyanları ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda sanığın atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Aracın satışına ilişkin parasal edimin yerine getirilmediği gerekçesiyle yasanın öngördüğü resmî şekilde satış sözleşmesi yapmayan kişi, kimi durumlarda bu aracın işletilmesi ve kullanılması nedeniyle doğan sonuçlara da katlanmak durumunda kalabileceğini öngörmelidir. Diğer bir deyişle trafik sicilinde kayıtlı aracını yasanın öngördüğü resmî şekilde sözleşme yapmak suretiyle devretmeyen katılan malen sorumlunun, bu aracın suçta kullanılması nedeniyle müsaderesine yol açan olay bakımından aracın bir suçta kullanılmaması için en azından üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediği söylenebilir. Somut olayda katılan malen sorumlu aracını haricen bir başka kişiye satarak rızasıyla bu kişiye teslim etmiş; böylelikle söz konusu aracın kullanımı ve işletilmesine ilişkin tasarrufu aracı devrettiği kişiye bırakmıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda suçta kullanılan aracın müsaderesine ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanığa yükletilen göçmen kaçakçılığı eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık ile katılan malen sorumlu tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Muradiye Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.03.2025 tarihinde karar verildi.