Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/5656 E. 2025/13165 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5656
- Karar No
- 2025/13165
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/332 E., 2021/2959 K. SUÇ: Hakaret HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi özetle; üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.5237 sayılı Kanun'un 126. maddesindeki “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.” şeklindeki düzenleme ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan incelemede; suça konu yorum bir bütün olarak değerlendirilerek duraksamaya yol açmayacak bir şekilde hakaret olduğu kabul edilen sözlerin katılanın şahsına mı yoksa başka bir kişiye mi yönelik olup olmadığı, suçun oluşumu için gerekli olan matufiyet şartının gerçekleşip gerçekleşmediği açıklanıp tartışılmadan eksik incelemeyle karar verilmesi, 2. Kabule göre; İlk Derece Mahkemesince verilen karar tarihinde yürürlükte bulunan 5275 sayılı Kanun’un 108/3. maddesinde yer alan "İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez." hükmü, 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır." şeklinde değiştirilmiş olup anılan düzenlemeler doğrultusunda ikinci kez mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilemeyeceğinin gözetilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.