Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/5433 E. 2025/12994 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5433
Karar No
2025/12994
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2019/905 E., 2021/2662 K. SUÇ: Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, tanık dinlenmediğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, 1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olay kapsamında, sanık tarafından söylenen ifadelerin, onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmayıp, ağır eleştiri ve kaba hitap tarzı niteliğinde sözler olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, 2. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/5433, K. 2025/12994, T. 10.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-5433-e-2025-12994-k-2e90636aaed9