Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/1273 E. 2025/6764 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1273
Karar No
2025/6764
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1326 E., 2021/2378 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; polislerin kendisini darp ettiğine, canı yandığı için hakaret sözlerini söylediğine, polislerin yargılanması gerektiğine, yokluğunda hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık savunması, katılan anlatımları ile olay tutanağı karşısında, sanığın mahkumiyetine ve sanığa ait adli rapor içeriği karşısında, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Akdağmadeni Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,15.04.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, sanığın hakaret eylemini haksız tahrik altında işleyip işlemediği noktasındadır. Sanık tüm aşamalarda kolluk görevlilerinin kendisine karşı şiddet uyguladıklarını, canının yanması sonucunda hakaret içeren sözler söylemiş olabileceğini, polislerin kendisini darp ettiğini beyan etmiştir. Alınan doktor raporunda, sanığın elinde sıyrıklar omzunda morluklar olduğu tespit edilmiştir. Sanık, Cumhuriyet savcısı huzurunda kendisinin darp edildiğini beyan etmesine karşılık bu iddiasının yeterince araştırılmadığı, etkin bir soruşturma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Sanığın tüm aşamalarda değişmeyen ısrarlı, doktor raporu ile doğrulanan tutarlı savunması karşısında sanığın atılı suçu kasten yaralama eylemine tepki olarak işlenmesi nedeniyle hakkında TCK 129/2 madde uyarınca CVYO kararı verilip verilmeyeceği yönteme uygun araştırma ve sonucunda delillerin tartışılması ile değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulmuştur.Mahkeme somut olayda TCK 29. maddenin koşullarının oluşmadığını tartışmıştır. Hakaret fiillerinin haksız tahrik altında işlenmesi halinde uygulanması ve mahkemece tartışılması gereken TCK 29. madde olmayıp TCK 129. maddedir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle, hükmün bozulması yerine onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne karşıyız.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/1273, K. 2025/6764, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2023-1273-e-2025-6764-k-1c94c2eb0c6e