Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/7869 E. 2024/12520 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/7869
- Karar No
- 2024/12520
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hakaret HÜKÜM: Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER: Sanık, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, düzeltilerek onama Bozma üzerine sanığın yüzüne karşı verilen hükme yönelik sanığın temyiz dilekçesinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süresinde verilmediği belirlenmiştir. Katılan vekilinin temyiz isteğinin, vekâlet ücretine hükmedilmemesi sebebine münhasır olduğu belirlenmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın, gerekçesiz temyiz dilekçesi ile kararı temyiz ettiği belirlenmiştir. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, katılanın kendisini vekille temsil ettirdiğinden kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz Talebi Yönünden Bozma üzerine sanığın yüzüne karşı verilen hükme karşı temyiz dilekçesinin, karar tarih itibariyle 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra 26.02.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesinin birinci fıkrası gereği resen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun'un 317. maddeleri gereğince sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet kararı olmadıgı gibi, davayı esastan sonuçlandıran bir hüküm de değildir. Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 gün ve 346-25 sayılı kararında belirtildiği gibi, bu karar “kosullu bir düşme kararı” niteliğinde olup, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin on ve on birinci fıkraları uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun islenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, kamu davası aynı Kanun'un 223. maddesi uyarınca düşürülecek, aksi halde ise açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanacaktır. 5271 sayılı Kanun'un 325. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde vekalet ücretini de kapsayan yargılama giderlerinin sanığa yüklenecegine ilişkin kural, istisnai bir düzenlemedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, yasa gereği vekalet ücretine hükmedilmiş ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi değiştikten sonra hükmün açıklanması gerekmişse, bu tarihte yürürlükte bulunan tarifedeki miktardan, ilk kararla verilen miktar mahsup edildikten sonra aradaki farka hükmedilecektir. Aksi halde sanığa, bir davada iki kez vekalet ücreti yüklenmiş olunacaktır. Somut olayda, katılanların Sağlık Bakanlığının görevlendirdiği vekille temsil edilmesi ve Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesiyle 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14. maddesi uyarınca idare lehine Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2015/837 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararıyla verilen vekalet ücretinin mahsup edilmesi sonucunda sanık aleyhine ek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR A. Sanığın Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeninden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği "hüküm fıkrasına "karar tarihinde yürürlükte olan 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 4.080.00 TL maktu vekalet ücretinden, Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2016 tarihli ve 2015/837 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararında hükmedilen 1.800.00 TL maktu vekalet ücretinin mahsup edilmesi sonucunda, 2.280,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak Sağlık Bakanlığı’na verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye uygun olarak, oybirliğiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.