Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2022/2039 E. 2024/16192 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2039
- Karar No
- 2024/16192
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ: Hakaret HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; Görevi yaptırmamak için direnme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından verilen temyiz isteminin reddine dair ek karara yönelik sanık müdafiinin temyiz talebinin olmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, soruşturma aşamasında dosyaya vekaletname sunmasına karşın kendisine duruşma günü bildirilmeden, savunma yapma imkanı tanınmadan ve somut delillere dayanılmadan karar verildiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın savunması alınmadan önce huzurda bulunan başka bir müdafii eşliğinde ifadesini vereceğini beyan etmesi karşısında sanık müdafiinin duruşma gününün kendisine bildirilmediği ve sanığın savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki temyiz nedenine itibar edilmeyip, aşağıda belirtilen dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, kararın gerekçesinde kabul edildiği biçimde ekip aracında gerçekleştiği anlaşılan sanığın eyleminin, hüküm fıkrasında sokakta işlendiği kabul edilerek aleniyetin varlığı hususunda kararda çelişkiye düşülmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.