Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/43998 E. 2024/15870 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/43998
- Karar No
- 2024/15870
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hakaret HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında, hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine ve düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafii 02.10.2020 tarihli temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplerle hükmün bozulması isteminde bulunmuştur. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yerinde görülmeyen temyiz sebepleri ile 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 sayılı kararında da belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43/1. maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın söylediği hakaret sözlerinin, aynı olay bütünlüğü içerisinde, yaklaşık üç saatlik kısa zaman aralıkları ile söylendiğinin anlaşılması ve sanığın hakaret eylemlerinin hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturması karşısında, sanık hakkında tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca arttırılması gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilmesi, 2. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın dayanağı olan 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun, 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253.maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında, sözü edilen ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ve seçimlik ceza öngören hakaret suçunda hapis cezasının tercih edilip edilmeyeceğinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Samandağ Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.