Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/30783 E. 2023/15824 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2020/30783
Karar No
2023/15824
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayılı belirtilen incelemeye konu karar ile sanık hakkında 1. Hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, 2. Tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, Kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarını işlediği sabit olduğundan mahkumiyet hükümleri kurulmasına, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde evli olan taraflar arasında çıkan tartışmada sanığın, katılana "Sen o..., Allah belanı versin, seni meslekten ihraç ettiririm, arkadaşlarına, ailene zarar veririm." diyerek tehdit ve hakaret ettiğinin iddia edildiği olayda; 1. Sanığın tehdit ve hakaret iddialarını kabul etmediği, 2. Katılanın aşamalarda benzer anlatımlarda bulunduğu, 3. Sanık hakkında suç tarihinde katılana yönelik gerçekleştirdiği iddia edilen kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 4. Tanık delilin dosyada mevcut olmadığı, Tespit edilmiştir. 5. Yerel Mahkemece, "Sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair müştekinin soyut iddiasından başka cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği." şeklindeki gerekçeyle tehdit ve hakaret suçlarından beraat hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi, katılanın beyanı dışında tanık vb.leri delilin de dosya arasında bulunmaması karşısında, atılı suçları işlediği şüphe boyutunda kalan sanık hakkında beraat hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2020/30783, K. 2023/15824, T. 08.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2020-30783-e-2023-15824-k-c76d2e994fd1