Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/15578 E. 2013/23130 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/15578
- Karar No
- 2013/23130
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kısa kararın açıklandığı 30.11.2010 tarihli duruşma zaptının ilk sayfası ile sanığın savunmasının alındığı, mağdur ...’in dinlendiği 02.11.2010 tarihli duruşma tutanaklarının zabıt katibi tarafından imzalanmaması sureti ile CMK’nın 219. maddesine aykırı davranılması, 2-Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 38/3. maddesinde yer alan “Belirli yerler ve etkinlikler; sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir” hükmü karşısında, TCK’nın 50/1-d bendiyle getirilen yasaklama, sanığın, suçu hazırlayan, doğuran, sürdürülmesine olanak sağlayan ortamdan, dolayısıyla suçtan uzak tutulmasını amaçlamaktadır. Bu nedenle suçla tedbir arasında doğrudan bağlantı bulunması gerekmektedir. Somut olayda ise; sanığın, aracındaki aramada beyan dışı nargile tütünü yakalanması üzerine gümrük memurlarına hakaret etmesi şeklindeki eylemi nedeniyle verilen “1 yıl süreyle ... ... gümrük sahasına girmekten yasaklanması” şeklindeki tedbirin, işlenen suçla hiçbir bağlantısı olmadığı gibi gümrük sahasında bulunmamanın, sanığı suç işlemekten uzak tutma amacıyla bağdaşmayacağı, anılan tedbirin ticaret ve seyahat özgürlüğünü kısıtlayacağı gözetilmeden, hapis cezalarının yazılı şekildeki tedbire çevrilmesi, 3-5237 sayılı TCK'nın 58, 5275 sayılı Kanunun 105 ve 108. maddelerinde yer alan düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında hükmolunan ve tedbire çevrilen cezanın niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 6. fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, 4-Kabule göre de; denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri, uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrilere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbirinin süresininde belirlenmesi, Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak, aleyhe temyiz olmadığından CMUK'nın 326/son. maddesi göz önüne alınarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.