Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/13494 E. 2013/14524 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/13494
- Karar No
- 2013/14524
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, mala zarar verme, hakaret, 6136 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanık ...’ın, tekerrüre esas alınan eski mahkûmiyet kararı hükümde gösterilmemiş ise de, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince infaz aşamasında en ağır olan eski mahkûmiyet kararının tekerrüre esas alınması mümkün görülmüştür. Sanık ...’a yükletilen tehdit, hakaret, mala zarar verme ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet, sanık ...’a yükletilen tehdit ve mala zarar verme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu, a-Yaralama ve tehdit suçlarında TCK'nın 29. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapıldığı halde hakaret suçu nedeniyle TCK'nın 129. maddesi gereğince gerekçesi de gösterilmeden 2/3 oranında indirim uygulanması, b-TCK'nın 50/1-d maddesindeki belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklama tedbirinin amacı, Resmi gazetenin 18/04/2007 tarih ve 26497 sayısında yayımlanıp hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Demetimli Sarbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Yönetmeliğinin 38/3. maddesinde açıklandığı üzere "sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde veya zararlı alışkanlıklar edinmesinde ya da bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinlikler"den sanığın uzak tutulmasıdır. Kanun koyucu bu tedbirle, sanığı, suçu iten ya da zararlı alışkanlıklar edinmesine neden olan yerlerden ve faaliyetlerden uzak tutarak suç ortamından uzaklaştırmak istemektedir. Bu açıdan tedbirin, işlenen suçla bağlantılı olması gerekliliği gözetilmeden, mala zarar verme ve hakaret suçlarından hükmolunan cezaların, işlenen suçla hiç bir bağlantısı bulunmadığı, suç işlemenin nedeni de olmadığı halde hakaret ve mala zarar verme suçlarından verilen cezaların gerekçesi de gösterilmeden kahveye gitmeden yasaklama tedbirine çevrilmesi, c-6136 sayılı Kanuna muhalefet suçunda hapis cezasının yanında adli para cezası da verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, TCK’nın 50/1-d bendindeki “Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katma kadar süreyle” ibaresindeki “bir kat”ın, ceza miktarının kendisini ifade ettiği gözetilmeden, sanıklar hakkında mala zarar verme ve hakaret suçlarından hükmolunan ceza sürelerini geçecek şekilde tedbir kararı verilmesi, Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafıinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, hüküm fıkrasındaki mala zarar verme suçuna ilişkin kısımda yer alan “4 ay süreyle kahvelere gitmekten” ibaresindeki “4 ay” ın “2 ay 15 gün”, hakaret suçuna ilişkin kısımda yer alan “2 ay süreyle kahvelere gitmekten” ibaresindeki “2 ay” ın ise “1 ay 15 gün” şeklinde değiştirilmesi biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 13/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.