Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/10759 E. 2013/23058 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2011/10759
Karar No
2013/23058
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, yaralama, ruhsatsız silah taşıma, suç delillerini yok etme HÜKÜM : Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.02.2008 tarih ve 1-281/37 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nın 25/1. maddesinde düzenlenen ve hukuka uygunluk nedenlerinden birini oluşturan meşru müdafaa, hukuka aykırılığı ortadan kaldırmakta, dolayısıyla eylemi suç olmaktan çıkarmaktadır. Meşru müdafaanın kabul edilebilmesi için saldırıya ve savunmaya ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Saldırıya ilişkin koşullar; a) Bir saldırı bulunmalıdır; burada somut bir saldırının varlığı gerekmekte ise de, başlayacağı muhakkak olan ve başladığı takdirde savunmayı olanaksız kılacak veya güç hale getirecek bir saldırıyı başlamış, keza bitmiş olmasına rağmen tekrarından korkulan bir saldırıyı da henüz sona ermemiş saymak zorunludur. b) Saldırı haksız olmalıdır. c) Saldırı 765 sayılı Kanuna göre, nefis ya da ırza; 5237 sayılı Kanuna göre ise herhangi bir hakka yönelik olmalıdır. d) Saldırı ile savunma eşzamanlı bulunmalıdır. Savunmaya ilişkin koşullar; a) Savunma zorunlu olmalıdır, b) Saldırı ile savunma arasında oran bulunmalıdır. Yargılamaya konu somut olayda; katılan ...'nın tabancasını sanık ...'e doğrultup onu öldüreceğini söylemesi üzerine, sanık ...'in kendisinde meydana gelecek ciddi bir yaralanmayı veya daha ağır bir sonucu önlemek amacıyla tabancanın namlusundan tutup katılan ...'nın elinden almak istemesi üzerine boğuşmaya başladıkları sırada tabancanın ateş aldığı ve bu sırada olayı gören sanık ...'in oğlu ...'in vurulması tehlikesini önlemek için katılan ...'nın elinden tabancayı almak amacıyla ona yumrukla vurarak boğuşmaya dahil olması şeklinde gerçekleşen olay sonucu katılan ...'nın yaşamını tehlikeye sokmayan, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkileyecek kaburga kemiği kırığı oluşur şekilde yaralanmasına neden olan sanıklar ... ve ...'in eylemlerinin, gerçekleşmesi muhakkak olan haksız saldırıyı hal ve koşullara göre orantılı şekilde def etmekten ibaret olup, meşru savunma niteliğinde olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki sanıkların eylemleri hakkında meşru savunma yerine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği yönünde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 1- Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında yaralama suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden; Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılan ... vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 2- Sanık ...'ya yükletilen tehdit, yaralama, ruhsatsız silah taşıma ve sanık ...'a yükletilen suç delillerini yok etme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunlarda öngörülen suç tiplerine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, Anlaşıldığından sanıklar ... ve ... müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 3- Sanıklar ... ve ...'in yaralama eylemlerinden kurulan hükümlerde; suçun meşru savunma altında işlendiğinin kabulü karşısında, CMK'nın 223/2-d maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi, Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, hüküm fıkrasının "sanıklara ceza verilmesine yer olmadığına" dair kısmı çıkarılarak "..CMK'nın 223/2-d maddesi gereğince sanıkların ayrı ayrı beraatlerine" ifadesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 23/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2011/10759, K. 2013/23058, T. 23.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2011-10759-e-2013-23058-k-85811853f06a