Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/31758 E. 2011/4141 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/31758
- Karar No
- 2011/4141
- Karar Tarihi
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan sanık ...'nun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292/1, 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Sincan 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27/05/2009 tarihli ve 2009/240 esas, 2009/831 sayılı kararına karşı temyiz talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 05/02/2010 tarihli ve 2009/240 esas, 2009/831 sayılı ek kararının Adalet Bakanlığınca 14.12.2010 gün ve 73752 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2010 gün ve 127127 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Sanığın yokluğunda verilen 27/05/2009 tarihli kararda başvurulabilecek kanun yolunun mercii ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği gösterilmediği gibi, kanun yolunun mercii ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhat içermeyen kararın sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de, anılan maddenin uygulanabilmesi için gerekli ön şart olan kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre daha önce yapılmış bir tebliğ işleminin bulunması veya tebliğ yapılmamış ise 35. maddenin son fıkrasında gösterilen istisnaî durumlardan birinin oluşmasının gerekli olması karşısında, söz konusu kararın sanığa usulünce tebliğ olunmadığı anlaşıldığından, sanık tarafından verilen 14/01/2010 tarihli dilekçenin öğrenme üzerine verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabulü gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü: 5271 sayılı CYY.nın 309.maddesinin 1. fıkrasında "Hakim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen ..., o karar veya hükmün Yargıtay'ca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir." hükmü yer almaktadır. Belirtilen maddede düzenlenen olağanüstü yasa yoluna başvurunun ilk koşulu hakim veya mahkeme tarafından verilen karar veya hükmün kesinleşmiş olmasıdır. Henüz kesinleşmemiş karar veya hükümler için bu yasa yoluna başvurulamaz. İncelenen dosyada, mahkemece, yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün sanığa tebliği için çıkarılan ilk bildirimin, sanığın cezaevinden firar ettiği belirtilerek 26.6.2009 tarihinde merciine iade edildiği, sanığın savunması sırasında mahkemeye bildirdiği en son adresine çıkarılan ikinci tebligat işlemi sırasında, ... Kapalı Cezaevinde bir yılın üzerinde hükümlü olan sanığa Tebligat Tüzüğünün 25. maddesi hükmü uyarınca tebligat yapılamadığı ve anılan tüzüğün 16. maddesinde belirtilen kanuni temsilcinin babası olduğu düşünülerek tebligatın babasının adresine sevk edildiği, babasının da gösterilen adresten taşındığı ve yeni adresinin de belirlenemediği ve tebliğ belgesinin merciine gönderildiği anlaşılmaktadır. Tebliğ işlemi sırasında bir yılın üzerinde hükümlü sıfatı taşıyan sanığa Tebligat Yasasının 35. maddesine göre tebligat yapılması mevzuata aykırı olduğu gibi belirtilen madde gereğince yapılan tebligatın da sanığın bildirdiği en son adres yerine babasının adresindeki binanın kapısına yapıştırılarak gerçekleştirilmesi nedeniyle yasa ve tüzüğe uygun bulunmadığı görülmektedir. Sanığa yapılan tebligatın hukuken geçersiz sayılmasının bir başka nedeni de mahkeme tarafından Anayasanın 40/2, CYY.nın 34/2, 231/2 ve 232/6 maddeleri gereğince hüküm fıkrasında yasa yolu başvuru süresinin tereddüde yer bırakmayacak biçimde açıkça gösterilmemesidir. Sanığın 14.1.2010 tarihinde hükümlü olarak bulunduğu cezaevi müdürlüğüne öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesinin, süresinde yapılmış geçerli bir yasa yolu başvurusu olarak kabulünde zorunluluk vardır. Mahkemece temyiz isteğinin reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yukarıda belirtilen nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan sanık ... hakkında Sincan 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin 5.2.2010 tarih ve 2009/240-831 sayılı kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre Sincan 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.05.2009 tarih ve 2009/240 Esas, 2009/831 Karar sayılı ilamı ile verilen 5 ay hapis cezasının infazının ertelenmesine, erteleme kararının telle mahalline bildirilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına yazı yazılmasına, sanığın, 14.1.2010 tarihli temyiz dilekçesi gereğince Sincan 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.5.2009 gün ve 2009/240-831 sayılı mahkumiyet hükmünün temyizen incelenmesi için dosyanın tebliğname düzenlendikten sonra Özel Daireye gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.