Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1146 E. 2025/4235 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1146
- Karar No
- 2025/4235
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2101 E., 2024/2442 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/863 E., 2024/419 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle ve incelemenin duruşmalı yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı şirket yetkilisi ... ve vekili Avukat ...’in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davacı yönünden reddedilen ve temyize konu edilen 17.907,97 USD’nin dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı 32.193,18 TL, davalı yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen 37.984,47 USD’nin dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı 68.284,69 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır. KARAR Açıklanan sebeple; Her iki taraf vekilinin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı miktar itibariyle REDDİNE, Peşin alınan temyiz harçlarının istek hâlinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 1. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. Yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise 05.12.2024 tarihli kararla taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, bu kararın taraf vekillerince temyizi üzerine, Daire çoğunluğunca bu miktar dövizin dava tarihindeki değeri dikkate alınarak, temyiz istemlerinin miktar yönünden reddine karar verilmiştir. Dairenin sayın çoğunluğunun bu görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki; 3. Hukuk ve adalet anlayışında yaşanan gelişmelere orantılı olarak 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde “Adil yargılanma hakkı” temel insan hakları arasında sayılmıştır. Adil yargılanma ilkesi kapsamındaki haklardan biri de, “Mahkemeye Erişim Hakkı” dır. Diğer bir anlatımla, “mahkemeye erişim hakkı” adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından birisidir. Mahkemeye erişim hakkı şüphesiz yüksek mahkemeye ulaşma hakkını da kapsar (AYM 23.10.2019 T. ve 2016/73086 BB no’lu). Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (... , Adil Yargılanma Hakkı Rehberi, Anayasa Mahkemesi Yayınları, s.31 vd.). Bu bağlamda mahkemeye erişim konusunda yasalarda yoruma açık bir hüküm bulunması halinde, adil yargılanma hakkını mümkün kılan yorum tercih edilmelidir. 4. Davacı yönünden temyize konu edilen 17.907,97 USD’nin Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2024 olan karar tarihi itibariyle Euro/TL kuru 34.7899 TL olup hüküm tarihi itibariyle değerinin 623.016,49 TL olduğu, davalı yönünden temyize konu edilen 37.984,47 USD’nin Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2024 olan karar tarihi itibariyle değerinin 1.321.475,91 TL olduğu, HMK’nın 362/2.maddesinde temyiz kesinlik sınırı hakkında “Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur” şeklindeki düzenlemedeki “… kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü…” sözcüğünden hareketle, yüksek mahkemeye erişim ve “adil yargılanma hakkını mümkün kılan” bir şekilde yorumlanarak, Mahkemenin dava olunan şeyin karar tarihindeki değerine göre temyiz miktar sınırının değerlendirilmesi gerektiği, davacı yönünden temyize konu 623.016,49 TL ile davalı yönünden temyize konu edilen 1.321.475,91 TL’nin karar tarihi itibariyle temyiz miktar sınırının (2024 yılı itibariyle 378.290,00 TL) üzerinde olduğundan sayın Daire çoğunluğu tarafından temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmesini isabetli bulmuyorum.23.09.2025