Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4379 E. 2025/3439 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4379
- Karar No
- 2025/3439
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/690 E., 2024/1701 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/56 E., 2023/25 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin rus vatandaşı olup eşiyle birlikte balayı için tatile geldiklerini, 15.09.2015 tarihinde davalı şirketin işlettiği ... Otelin aquaparkında kaydıraktan kaydığını, arkasından gelen eşinin üzerine düşmesi sonucunda boynunda kırık ve çıkıklar oluşacak şekilde ağır yaralandığını, ... Hastanesi ... şubesi ... Hastanesi ... şubesi ve Özel ... Hastanesinde tedavi gördüğünü, tedavisinin hala devam ettiğini, kalıcı maluliyetinin oluşabileceğini ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle ve 750.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacı ile eşinin makul bir insandan beklenen özen ve sorumluluğu göstermeyerek arka arkaya kaymaları nedeniyle olayın meydana geldiğini, su kaydırağının bakım ve işletiminde herhangi bir eksikliğin bulunmadığını, kimsenin kendi kusurundan kazanç sağlayamayacağını, buna rağmen müşteri memnuniyeti için müvekkilinin hastane masraflarını karşılamak istediğini ancak davacının kabul etmediğini, davacının kötüniyetli olduğunu ve fahiş tazminat talebinde bulunduğunu, avans faizi talep edilemeyeceğini, varsa sigortadan yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince verilen 20.12.2019 tarihli davanın kısmen kabulüne dair ilk kararın Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için iadesine karar verildikten sonra İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının Rusya vatandaşı olup olay tarihinde yeni evlenmesi sebebi ile balayını geçirmek amacıyla davalı şirketin işletmekte olduğu ... Oteline 13.09.2015 tarihinde tatil yapmak amacıyla geldiği, 15.09.2015 günü eşi ile birlikte Aqua Parka gittiği, davacının kaydıraktan kaydığı ve havuza düştüğü anda arkasından gelmekte olan eşinin de çok kısa süre içerisinde aynı yere düşmesi sebebi ile davacının boynuna çarparak üstüne düştüğü ve bu eylem sebebi ile davacının birden fazla kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, Adli Tıp raporuyla davacının sürekli iş göremezlik oranının %9, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay olarak tespit edildiği, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı 3'lü bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı şirketin %70 oranında davacının ise %30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Rus yargı sisteminde geçerli yaşam tablosu ve asgari ücretle ilgili belgelere göre aktüer bilirkişisi tarafından yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği maddi tazminatın 143.019,62 TL olduğunun anlaşıldığı ancak verilen ilk kararda 115.865,40 TL'ye hükmedilmesi ve davacının bu tutara yönelik istinafının bulunmaması sebebiyle bu tutarın davalı yönünden kazanılmış hak teşkil ettiği, davacının yaşı, mali içtimai durumu, yeni evlenmiş iken davaya konu kazaya uğraması, yaralanmasının niteliği, vücudunda birden fazla kemik kırığı meydana gelmiş olması hususları gözetilerek manevi tazminatın belirlendiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kabulüne, 115.865,40 TL’nin 15.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 250.000,00 TL’nin 15.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alacağın haksız fiil tarihinde doğduğu gözetilerek, davacının alacağını Türk Lirası cinsinden talep ettiği, bu nedenle olay tarihindeki TCMB döviz kurlarına göre alacağın belirlenmesi gerektiği, rapor tarihindeki kurlara göre alacağın belirlenmesinin yerinde olmadığı, bu nedenle bilirkişi raporunda olay tarihindeki kurlara göre belirlenen ve davalının %70 kusuruna isabet eden 1.759,43 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 22.955,30 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve davacıya sigorta şirketi tarafından ödenen miktar düşüldükten sonra 11.247,47 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 35.962,20 TL tazminata hükmedilmesi gerektiği, diğer yandan; manevi tazminatın zarar verici olayı özendirici ve zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğinden olay tarihindeki paranın satın alım gücü tarafların sosyal ve ekonomik durumları nazara alındığında; mahkemece takdir edilen 250.000,00 TL manevi tazminatın fahiş olduğu, olayın özelliğine göre 25.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 35.962,20 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 15.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 15.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; olay tarihindeki kura göre tazminat belirlenmesinin hatalı olduğunu, olay tarihinden bu yana Türk Lirasının çok değer kaybettiğini, paranın alım gücündeki önemli düşüş de dikkate alındığında hükmedilen maddi tazminat miktarının çok düşük ve zararı tazmin amacını sağlamaktan çok uzak kaldığını, müvekkilinin balayının mahvolması yaralanmasının niteliği gözetildiğinde manevi tazminat miktarının az olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. 2. Davalı vekili, müvekkilinin kusurlu olduğunun ispat edilemediğini, tüm kusurun davacı ve eşine ait olduğunu, peş peşe kaymamayı bilmeleri gerektiğini, davacı ve eşinin uyarı levhalarını ve görevlilerin ikazlarını dikkate almadıklarını, müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığının 27.09.2021 tarihli bilirkişi raporu ve Kemer Cumhuriyet Başsavcılığı 2015/4086 sayılı soruşturma dosyalarındaki tespitler ile açık olduğunu, davacının sigortasından ödeme alıp almadığının araştırılmadığını, davacının maluliyet oranının dosyadaki evrakların incelenmesi suretiyle tespit edildiğini davacının fiilen muayene edilmediğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, otel konaklama sözleşmesinden doğan koruma yükümlülüğünün ihlali nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Temyiz edilen karardaki gerekçeye, iş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından hazırlanan raporda davalının aquaparkta görevlendirdiği personelinin bir müşteri tamamen kaydırağı terk etmeden diğer bir müşterinin kaymasını engellemesi gerekirken engellememiş olması nedeniyle olayda %70 kusurunun olduğunun tespit edilmiş olmasına, hesap raporunda, davacının Rus uyruklu olması nedeniyle Rusyadaki asgari ücret üzerinden ve uygulanan yaşam tablosuna göre Ruble olarak hesaplanan iş göremezlik tazminatının davacının talebinin Türk Lirası olması sebebiyle olay tarihindeki kura göre Türk Lirası karşılığına hükmedilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Davacı tüketici olup harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.