Yargıtay · 3. Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2022/17006 E. 2025/23289 K. – Silahlı Terör
Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17006
- Karar No
- 2025/23289
- Karar Tarihi
- Konu
- Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/278 E., 2020/336 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/573 E., 2018/892 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2. cümlesi, 62, 53, 58/9, 221/5 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 09.04.2018 tarih ve 2018/1 25... /1049 sayılı kararında belirtildiği üzere; CMK'nın 188/1. maddesinde; "Duruşmada, hükme katılacak hakimler ve Cumhuriyet savcısı ile zabıt katibinin ve kanunun zorunlu müdafiiliği kabul ettiği hallerde müdafiinin hazır bulanması şarttır." şeklinde duruşmada hazır bulunması gerekenler gösterilirken "zorunlu müdafiiyi" mahkeme heyetinden saymıştır. CMK'nın 289. maddesinin 1-a-e bendlerinde, kanuna kesin aykırılık halleri içinde, "mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması ile Cumhuriyet savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" gösterilmiştir. Temyiz denetiminde bu madde kapsamındaki hukuka aykırılıklar temyiz kapsamında gösterilmiş olmasa da resen incelenecektir (CMK 289/1). Bu açıklamalar doğrultusunda, somut olayda; silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan sanığın, hükmün verildiği 14.12.2018 tarihli celseye kadar esaslı işlemlerin yapıldığı celselerde müdafiinin bulunmadığı, hüküm celsesi zorunlu müdafii atandığı ve müdafii huzurunda mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmış ise de; etkin bir müdafii yardımından faydalandırılmayan sanığın bulunduğu hal nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesinin ve Anayasa'nın 36. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yukarıda izah edilen mevzuat ile CMK'nın 188/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi, Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Şanlıurfa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.