Yargıtay · 3. Ceza Dairesi

Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2021/11262 E. 2025/24342 K. – Silahlı Terör

Konu: Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11262
Karar No
2025/24342
Karar Tarihi
Konu
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma

İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2346 E., 2019/178 K. İLK DERECE : Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/211 E., 2018/187 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma yönünden) 20.10.2016 (Sanık ... yönünden) HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK’nın 62, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ayrı ayrı kurulan mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Sanıklar ... ve ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz taleplerinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamına göre; I-Sanık ... hakkında yapılan temyiz incelemesinde; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, ByLock kullanıcısı olmayan, kod adı kullanmayan, ... hesabını rutin olarak kullanan sanığın, dosyaya yansıyan mevcut deliller göz önünde bulundurulduğunda örgüte müzahir kurumlarda çalışması dışında örgütle organik ilişki içine girip süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren örgütsel eylem ve faaliyetlerde bulunduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmadığı dikkate alındığında, atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraati yerine delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, II-Sanık ... hakkında yapılan temyiz incelemesinde; 1-Talimat mahkemesince ifadesi alınan tanık ...'nın beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması ve sanık savunmasının da denetlenmesi gerekliliği karşısında, adı geçen tanığın duruşmaya getirtilerek, taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2-Hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan ... Ve .. ... isimli şahıslara ait ifade ve teşhis tutanakları ile birlikte UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi, elde edilen tüm bilgi ve belgelerin duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunması, gerekirse de ifade yahut beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki konumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, III-Sanık ... hakkında yapılan temyiz incelemesinde; 1-Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri kapsamında kollukta beyanda bulunan ...'nin beyanlarının suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması ve sanık savunmasının da denetlenmesi gerekliliği karşısında, adı geçen tanığın duruşmaya getirtilerek, taraflara da soru sorma hakkı tanınmak suretiyle beyanlarının tespit edilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2-Hükümden sonra dosyaya geldiği anlaşılan ... Ve .. ... isimli şahıslara ait ifade ve teşhis tutanakları ile birlikte UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi, elde edilen tüm bilgi ve belgelerin duruşmada CMK’nın 217. maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, gerekirse de ifade yahut beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenerek sonucuna göre sanığın hukuki konumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... .. ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dava dosyasının Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/11262, K. 2025/24342, T. 07.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-ceza-dairesi-2021-11262-e-2025-24342-k-fe4467950635