Yargıtay · 23. Hukuk Dairesi
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/204 E. 2016/723 K.
Konu: Genel Kurul Kararının İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 23. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2016/204
- Karar No
- 2016/723
- Karar Tarihi
- Konu
- Genel Kurul Kararının İptali
MAHKEMESİ : Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Davacılar vekili, müvekkillerinin ortağı bulunduğu davalı kooperatifin 01.02.2015 tarihli genel kurulu toplantısında alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunu, kooperatif yönetim kurulunun yasa ve anasözleşmede belirtilen niteliklere sahip olmadığını, yönetimde bulunan... üyeliğinin geçersiz ve usulsüz olduğunu, önceki seçimle asil üye olarak gelen yönetim kurulu üyesi ... adına sahte istifa dilekçesiyle boşalan üyelik için yönetim kuruluna getirildiğini, ...'nın düşürülen yönetim kurulu üyeliği için yaptığı başvuruların yönetim kurulu tarafından kabul edilmediğini, ... oluşan üç kişilik yönetim kurulu tarafından kooperatifin idare edildiğini ve kararların alındığını, seçime ortaklık üye şartlarını taşımayan üyelerle gidildiğini, kooperatif anasözleşmesinin 8. maddesine göre üye kayıtlarının geçersiz olduğunu, kooperatif denetçis ... kooperatif denetçiliği yaptırılmadığını, görüşlerine itiraz edildiğini ve reddedildiğini, denetçi olmayan kişiler tarafından rapor hazırlandığını ileri sürerek, genel kurulca alınan tüm kararların ve yapılan seçimlerin iptaline, seçimler sonucu oluşturulan kooperatif organlarının hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, işbu dava ile aynı konuda... 2015/17 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davacıların genel kurulun yapıldığı tarihte alınan kararlara ilişkin olarak muhalefetlerini tutanağa şerh ettirmediklerini, dava şartlarının olmadığını, ayrıca kooperatife üyelik şartları taşımayan kişilerin üye yapıldığının iddia edildiğini, bu kişilerin işbu davada da davalı olarak gösterilmeleri gerektiğini, husumet yönünden itirazları olduğunu...'nın yönetim kurulu toplantılarına katılmaması nedeniyle kooperatif başkanı ... tarafından yönetim kurulu toplantılarına katılması istenildiğini, ancak...'nın istifa edeceğini bildirdiğini ve istifa dilekçesini gönderdiğini, dilekçenin işleme sokulduğunu, yerine birinci üye olan...oy çokluğu ile atandığını, bu nedenle... yönetim kuruluna atanmasının usul ve yasaya uygun olduğunu, üyelik vasfı taşımadıkları iddia edilen 20 kişinin tamamının 01.06.2002-01.06.2013 tarihleri arasında kooperatife üye kaydedildiğini, üyelerin kooperatif anasözleşmesinde belirtilen vasıfları taşıdığını, bu durumun yargılama ile ortaya çıkacağını, Ticaret Sicil kayıtlarında kooperatif baş denetçisinin...olarak göründüğünü, 30.04.2013 tarihinde kooperatif genel kurulunun yapılmadığını ancak Sicil Müdürlüğü'nün hatası nedeniyle denetçi olarak yazıldığını, yönetim ve denetim kurulu üyeliklerinin ibrası konusunda genel kurulda yapılan oylama neticesinde oy çokluğu ile ibra işleminin gerçekleştiğini, toplantının mevzuat ve hükümlerine uygun olarak yapıldığının Bakanlık Temsilci Raporunda belirtildiğini, davacıların davayı açmakta kötüniyetli olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava şartlarının 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinde düzenlendiği, davanın kooperatif genel kurulunun iptal davası olduğu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında bu tür davalarda, davayı açacak üyelerce genel kurul tutanağına muhalefet şerhi yazdırılması ve 1 ay içerisinde dava açılmasının dava şartlarından olduğu, davacıların genel kurul kararlarının iptalini talep ettiği hususlarla ilgili muhalefetlerini tutanağa şerh ettirmediği, davacıların 6100 sayılı HMK 114/1-h maddesinde öngörülen dava açmakta hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle, dava şartları yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53/3. maddesi “Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleşerek görülür.” hükmünü içermektedir. Mahkemenin, 2015/17 E. sayılı dosyası kapsamından, davacı...'nün de aralarında bulunduğu davacılar... tarafından 28.01.2015 tarihli dava dilekçesinde, 01.02.2015 tarihinde yapılacak olan genel kurulun tedbiren durdurulması ve üyelik şartlarını taşımayan üyelerin üyeliklerinin iptalinin istendiği; aynı mahkemenin 2015/33 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde ise, davacı... tarafından 01.02.2015 tarihinde yapılan genel kurulun iptali istemiyle dava açıldığı, mahkemece 23.05.2015 tarihli karar ile dosyanın, henüz genel kurul yapılmadan önce, genel kurulun tedbiren önlenmesi talebiyle açılan 2015/17 Esas sayılı dosya ile, herhangi bir bağlantı bulunmamasına rağmen birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, 2015/33 Esas sayılı dosyanın, 2015/17 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesi yanlış olmuş ise de, aynı genel kurul kararının iptaline ilişkin 2015/33 Esas sayılı dosya ile bu aşamada birleştirilmesi mümkün olmadığından, bu dosyanın birleştirildiği 2015/17 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken, 1163 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi gözardı edilerek, davacılarının farklı olduğu gerekçesine dayanılarak birleştirme talebinin reddi ile uyuşmazlığın esasının incelenmesi doğru olmamıştır. 2-Bozma nedenine göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. 3-Kabule göre; 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53/1. maddesi uyarınca, genel kurul toplantısında hazır bulunan ortakların alınan kararlara karşı iptal davası açabilmeleri için, ret oyu kullanmış ve muhalefetlerini de toplantı tutanağına kaydettirmiş olmaları gerekmektedir. Emredici nitelikte olan bu yasal düzenlemenin, davalı kooperatif anasözleşmesinin 69. maddesinde de aynen tekrarlandığı görülmektedir. Red oyu verdiği halde, üyenin muhalefet şerhini oylama sonrasında yazdırmaması halinde, mahkemece HMK'nın 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve anasözleşmenin 69. madde hükmünde aranan dava şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece, davacıların muhalefet şerhini genel kurul tutanağına yazdırmadıkları, dava şartlarından olduğu isabetli olarak tespit edilmesine rağmen, bu tespite uygun olarak davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davacıların dava açmakta hukuki yararları bulunduğu gözardı edilerek, hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğunun kabulü, buna göre davanın "usulden reddi" yerine "reddine" karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 11.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.