Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/6590 E. 2013/29441 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/6590
- Karar No
- 2013/29441
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin, genel tatil, asgari geçim indirimi ve maaş alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı sebeplerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.12.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Tuğçe Kahraman geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; davacının 01.10.1997-28.02.2010 tarihleri arasında davalı şirket ile aralarında organik bağ bulunan ... Kolleksiyon Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve davalı şirkete ait işyerlerinde en son 2.200,00 TL ücretle departman şefi, modelist ve müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini, alacak ve tazminatlarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, maaş alacağı, ulusal ... ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacağının faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ederek artırmıştır. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının davalı şirket ile aralarında organik bağ bulunan ... Kolleksiyon Limited Şirketinde 01.10.1997-30.05.1999 tarihleri arasında, 30.05.1999-28.02.2010 tarihleri arasında da davalı şirkete ait işyerinde modelist ve müşteri temsilcisi olarak çalıştığı, son dönem net maaşının 2.000,00 TL olduğu, iş akdinin işverence ekonomik sebepler gerekçe gösterilerek haksız ve süresiz olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, fazla mesai yaptığı, yıllık izin ücreti, asgari geçim indirimi ve ücret alacakları olduğu gerekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı kanuni süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir. İhbar süreleri ve ihbar tazminatı yönlerinden taraflar arasında uyuşmazlık sözkonusudur. İş sözleşmesi taraflara sürekli olarak borç yükleyen bir özel hukuk sözleşmesi olsa da, taraflardan herhangi birinin iş sözleşmesini bozmak için karşı tarafa yönelttiği irade açıklamasıyla ilişkiyi sona erdirmesi mümkündür. Fesih hakkı iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren bozucu yenilik doğuran ve karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir haktır. Maddede düzenlenen bildirimli fesih, belirsiz süreli iş sözleşmeleri için sözkonusudur. Başka bir anlatımla belirli süreli iş sözleşmelerinde fesheden tarafın karşı tarafa bildirimde bulunarak süre tanıması gerekmez. İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir sebep olmaksızın ve usulüne uygun bildirim süresi tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24. ve 25. maddelerinde yazılı olan sebeplere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17. maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar süresi tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih sebebi bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26. maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar. Somut olayda, 04.01.2010 tarihli fesih bildiriminde, iş sözleşmesinin istihdam fazlalılığı ile personel çıkarmak zorunda kalınmasına bağlı olarak işin gereğinden kaynaklanan sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesince süre verilerek, süre bitiminde feshedileceği, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 27. maddesince günlük iki saatlik iş arama izninide nasıl kullanmak istediğini bildirmesi gerektiği, ihbar süresinin sekiz hafta ellialtı gün olduğunun belirtildiği, davacının imzadan imtina ettiğine dair tutanak tutulduğu, tutanak mümzilerden ... ... ...'nın dinlendiği ancak tutanak ile ilgili beyanının alınmadığı, davacının işten çıkışının 28.02.2010 tarihi olarak ihbar süresine uygun olarak bildirildiği ancak davacının fesih bildiriminden haberi olmadığını ileri sürdüğü anlaşılmış olup, tutanak mümzi olarak dinlenen ... ... Sanlı yeniden dinlenerek, tutanak hakkındaki beyanı alındıktan sonra sonucuna göre davacının ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır. Öte yandan, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davacının 01.10.1997-30.05.1999 tarihleri arasında 11024217.34 sicil nolu işyerinde,01.09.2006- 28.02.2010 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığı, davacının 01.10.1997-30.05.1999 tarihleri arasında davalı şirket ile aralarında organik bağ bulunan ... Kolleksiyon Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketinde çalıştığını, 30.05.1999-28.02.2010 tarihinde de davalı şirkette çalıştığını ileri sürdüğü, davalı işverenin, davacının, 01.09.2006- 28.02.2010 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, dava dışı diğer şirket ile aralarında organik bağ bulunmadığını iddia ettiği anlaşılmış olup, dinlenen tanıkların Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları getirtilerek, davacı ile aynı dönemlerde, aynı işyerinde çalışan işçiler olup olmadıkları belirlendikten sonra, sonucuna göre çalışma süresinin belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir. SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, bozma sebeplerine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.