Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/34189 E. 2013/27838 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/34189
Karar No
2013/27838
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Hüküm süresi içinde davalılar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebebe dayanmaksızın işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir. Davalı ... Hizmet ve Danışmanlık A.Ş. vekili, diğer davalı ... Gıda Ürünleri Tic. Ltd. Şti.'ye bordrolama hizmeti sunduğunu, alt işveren sıfatını haiz olmadığını, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 90. maddesinde belirtilen nitelikte aracı kurum olduğunu ileri sürerek davanın husumet yönünden reddini talep etmiştir. Davalı ... Gıda Ürünleri Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının, davalı ... şirketinin işçisi olduğunu belirterek husumet itirazında bulunmuş, ayrıca iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini savunarak davanın esastan da reddini talep etmiştir. Mahkemece, davalı ... Hizmet ve Danışmanlık A.Ş.' nin özel istihdam bürosu olduğuna dair belgesinin bulunmadığı, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu ve davacının alt işveren ... şirketinin işçisi olduğu ve feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davalı ... Gıda Ürünleri Tic. Ltd. Şti. yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine, davalı ... Hizmet ve Danışmanlık A.Ş. yönünden ise davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir. Kararı davalılar temyiz etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasında muvazaalı ilişki bulunup bulunmadığı ile işe iadenin mali sonuçlarından davalıların birlikte sorumlu olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamından, davalı ... Hizmet ve Danışmanlık A.Ş.'nin özel istihdam bürosu belgesi olduğu anlaşılmaktadır. İş ve işçi bulmaya aracılık hizmeti veren özel istihdam bürolarının normatif dayanağı 4857 sayılı Kanun'un 90. maddesi ile 19.03.2013 tarih ve 28592 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Özel İstihdam Büroları Yönetmeliğidir. Mezkur kanun ve yönetmeliğe göre, özel istihdam büroları; iş ve işçi bulmaya aracılık etmek ve bu faaliyete yönelik işgücü piyasası, istihdam ve insan kaynakları hizmetlerinde bulunmakla görevli olup bu hususlar dışında, kamu kurum ve kuruluşlarında iş ve işçi bulma faaliyetlerinde ve mesleki olarak geçici iş ilişkisi düzenleme faaliyetinde bulunamaz. Somut olayda, davalı ... Gıda Ürünleri Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerinde gezici satış destek elemanı olarak çalışan davacının davalılar arasında yapılan sözleşme kapsamında ... Hizmet ve Danışmanlık A.Ş. tarafından aracılık faaliyeti neticesinde temin edildiği anlaşılmaktadır. Buraya kadar yapılan işlemler dayanak yasal mevzuata uygundur. Ancak davacının eylemli olarak davalı ... Ltd. Şti.'de çalıştığı açık olmasına rağmen bu kez aracılık faaliyeti kapsamı dışına çıkılarak iş sözleşmesi davacı ile davalı ...Ş. arasında yapılmış, Sosyal Güvenlik Kurumu bildirimleri yine bu davalı tarafından işveren sıfatıyla bildirilmek suretiyle davacı kayden çalışanı gösterilmiş ve fesih bildirimi de bu şirket tarafından yapılmıştir. Bu haliyle davalılar arasında görünüşte 4857 sayılı Kanun’un 2/6. maddesine benzer muvazaalı bir ilişki oluşmuştur. Muvazaa Borçlar Kanununda düzenlenmiş olup, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla ve kendi gerçek iradelerine uymayan ve aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmesi ... etmedikleri görünüşte bir anlaşma olarak tanımlanabilir. Üçüncü kişileri aldatmak kastı vardır ve sözleşmedeki gerçek amaç gizlenmektedir. Ayrıca muvazaalı bir hukuki muamele ile üçüncü kişinin ızrar edilmesi ona karşı bir haksız eylem niteliğindedir. Üçüncü kişiler muvazaa nedeniyle hakları halele uğratıldığı takdirde haksız fiil sorumluluğuna dayanarak muvazaalı hukuki işlemi yapan taraftan zararının tazminini isteyebilir. Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı biçimde kurulması halinde işçi gerçek işveren işyerine iade edilmeli, ancak işçinin iş sözleşmesinin geçersiz sebeplerle feshi sonucuna bağlı kanuni yaptırım sonucu ... alacaklarından muvazaalı işlemin tarafı olan gerçek veya tüzel kişi gerçek işverenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalıdır. Somut olayda, davalılar arasındaki dosyaya yansıyan ilişki, davalıların savunmaları, taraf tanıklarının beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının davalı ... Ltd. Şti.nin işinde görevlendirildiği, davalılar arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı anlaşılmakla davacının gerçek işveren davalı ... Ltd. Şti.'nin işyerine iadesine, maddi sorumluluk açısından ise davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerekmektedir. Bu sebeple mahkemece yapılan yargılama neticesinde davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ilişkin tespitinde mevcut dosya kapsamı ve delil durumuna göre isabetsizlik bulunmamak ile birlikte izah edilen hususlar gözetilmedin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı ... Gıda Ürünleri Tic. Ltd. Şti.'ye İADESİNE, 3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih sebebi dikkate alınarak takdiren davacının dört aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin BELİRLENMESİNE, 5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 60,35 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 03.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/34189, K. 2013/27838, T. 03.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2013-34189-e-2013-27838-k-759b15cb6cd5