Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/9913 E. 2012/29710 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/9913
Karar No
2012/29710
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının, davalı işverende satış elemanı olarak 20.04.2007-22.04.2011 tarihleri arasında çalıştığını, ücret ödemelerinin düzensiz olduğunu, taraflar arasındaki hizmet akdinin davacı tarafından düzensiz yapılan ücret ödemeleri ve en son Nisan 2011 ayına ait ücretinin zamanında ödenmemesi nedeniyle feshedildiğini belirterek müvekkilinin kıdem tazminatı alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının maaşlarının tam ve düzenli olarak ödendiğini, ekonomik kriz nedeniyle işyerinde ücret ödemelerinde bir-iki ay gecikme yaşandığını, davacının bu durumu fırsat bilerek hizmet akdini feshettiğini, işçinin dört yıl düzenli olarak ücret aldığı işyerinden maaşının sadece küçük bir kısmını geç ödediği için hizmet akdini feshetmesinin iyi niyet ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, sunulan banka kayıtları ve ücret bordrolarına göre, davacının 2011 yılına ait ücretlerinin 4857 sayılı ... Kanunu'nun 34. maddesinde öngörülen yirmi günlük süre içerisinde ödendiği, 2010 yılına ait düzensiz birkaç ödemenin ise eksik ücret ödemesi olmadığı da dikkate alınarak davacı tarafından artık affedildiği şeklinde değerlendirilmesi gerekeceği belirlenerek davacı feshinin haklı nedene dayanmadığının kabulü ile talep reddedilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İşçinin ödenmeyen işçilik hakları sebebiyle ... sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği konusu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. İşçinin emeğinin karşılığı olan ücret işçi için en önemli hak, işveren için ise en temel borçtur. 4857 sayılı Kanun'un 32. maddesinin dördüncü fıkrasında, ücretin en geç ayda bir ödeneceği kurala bağlanmıştır, ücretin peşin ödeneceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre, aksi bireysel ya da toplu ... sözleşmesinde kararlaştırılmadığı sürece işçinin ücreti bir ay çalışıldıktan sora ödenmelidir. Ücreti ödenmeyen işçinin, bu ücretini işverenden dava ya da icra takibi gibi yasal yollardan talep etmesi mümkündür. Ücretin ödenmediğinden söz edebilmek için işçinin yasa ya da sözleşme ile belirlenen ücret ödenme döneminin gelmiş olması ve işçinin bu ücrete hak kazanması gerekir. İşçinin ücretinin işverenin içine düştüğü ödeme güçlüğü nedeniyle ödenememiş olmasının sonuca bir etkisi yoktur. Dosya içeriğine göre, davacı işçi ... sözleşmesini ücretlerinin sürekli düzensiz ve geç ödenmesi nedeniyle feshetmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, gerekçede yer alan 4857 sayılı Kanun'un 34. maddesinde yer alan yirmi günlük süre değerlendirmesi, işçinin ücretinin ödenmemesi halinde işgörme ediminden kaçınması durumuna ilişkin olup, dava konusu olay ile örtüşmemektedir. Yargılama sırasında işverence sunulan banka ödeme kayıtlarına göre, işyerinde 2010 yılına ait ücret ödemeleri bir düzensizlik arz etmektedir. 2011 yılına gelindiğinde ise ocak ayı ücreti 09.02.2011’de, şubat ayı ücreti 12.03.2011’de ödendi, bu ikisi bordro kayıtları ile uyumlu ve bordroları imzalı, mart maaşı 18.04.2011’de, nisan ayı ücreti ise 07.05.2011 tarihinde ödenmiştir. İşyerinde ücretlerin devamlı farklı tarihlerde düzensiz olarak ödendiği, belirtilen ödeme kayıtları ile sabittir. Dinlenen davacı tanığının beyanı da bu yöndedir. Günümüzün ekonomik koşulları dikkate alındığında, her çalışanın erteleme ihtimali bulunmayan kredi kartı, kira, okul taksidi ve benzeri gibi ödemelerinin bulunduğu herkesçe kabul edilmektedir. İşçi işgörme edimini ifa ettiği halde işveren temel yükümlülüğü olan ücret ödeme borcunu yerine getirmemiştir. Davacı feshi haklı nedene dayanmaktadır ve kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken hatalı gerekçe ile reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/9913, K. 2012/29710, T. 27.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-9913-e-2012-29710-k-9b0b3f83ce44