Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/5498 E. 2012/25008 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/5498
- Karar No
- 2012/25008
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil, yıllık izin ile ücretli izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, rahatsızlığı nedeni ile 06.08.2009 tarihinde almış olduğu rapor süresinin tamamlanması sonucu 25.08.2009 tarihinde işe başlayabilmek için davalıya müracaat etmesine karşın işe başlatılmadığını, buna rağmen iş sözleşmesinin devamsızlık gerekçesiyle işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarınını tahsilini istemiştir. Davalı, davacının sağlık raporunun bitim tarihi olan 24.08.2009 tarihinden itibaren üç gün art arda işe gelmediğini ve iş sözleşmesinin devamsızlık haklı nedenine dayalı feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalı taraf temyiz etmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir, 2- Taraflar arasında, davacının davalı işveren bağlı gerçekleşen hizmet süresi noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı, dava dilekçesinde açıkça sağlık raporunun bitim tarihi olan 25.08.2009 tarihinde, işverence işe başlatılmayarak iş sözleşmesinin sonlandırıldığını ileri sürmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hizmet süresinin son bulma tarihinin 07.09.2009 olarak belirlenmesi hatalı olup bu hususu bozmayı gerektirmiştir. 3-Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında ki diğer uyuşmazlık noktasını oluşturmaktadır.4857 sayılı İş Kanunu'nun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmi dört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, süt toplama işçisi olan davacının köyleri gezerek hafta tatillerinde de çalıştığı tanık beyanları ile doğrulanmış ise de ; davacının raporlu olduğu 06.08.2009 -25.08.2009 tarihleri arasındaki süre dışlanmaksızın hesaplama yapılmış olması da isabetsizdir. 4-Davacının 2009 yılı Ağustos ayında 30 günlük ücrete hak kazandığı kabul edilerek ücret alacağı talebi hüküm altına alınmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere, davacının 06.08.2009 -25.08.2009 tarihleri arasında raporlu olduğu ve bu sürenin bittiği 25.08.2009 tarihinde iş akdinin feshedildiği sabittir. Taraflar arasındaki ... hizmet sözleşmesinde ya da Toplu İş Sözleşmesinde raporlu olunan sürede ücretin ödeneceğini öngören bir hüküm yoksa, bu süreye ilişkin ücretin ödettirilmesi istenemez. Mahkemece, kanuni dayanak gösterilmeden bu isteğin de kabulü hatalı olup bu husus ayrı bir bozma sebebi olarak kabul edilmiştir. 5 -Mahkemece, kabulüne karar verilen alacaklar yönünden hüküm altına alınan miktarlar, brüt olarak hesaplanan alacak miktarları olup, hükümde kesintilerin infaz sırasında dikkate alınacağı açıkça gösterilmelidir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.11.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.