Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/4861 E. 2012/24475 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/4861
Karar No
2012/24475
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin, ulusal bayram, genel tatil ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalıya ait iş yerinde 03.07.2008-21.11.2010 tarihleri arasında çalıştığını; ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının, kendi isteği ile işten ayrılmış olması sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanamadığını, davacının fazla çalışma yapmadığını, ulusal bayram genel tatil günlerinde iş yerinde çalışılmadığını, hak kazandığı yıllık izinlerini kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davacı ve davalı vekilleri temyiz edilmiştir 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tararfların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir . 2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. İş sözleşmesinin tarafları, asgarî ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. İmzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Somut olayda, davacı aylık net ücretinin 1.500,00 TL olduğunu ileri sürmektedir. Davalı işveren tararfından ise davacının asgari ücret ile çalıştığı savunulmuştur. Davacı ve davalı tanıklarının ücret ilişkin bilgileri bulunmamaktadır. Hükme esas alınan raporda, bilirkişi kendisinin yaptığı araştırmaya göre davacının aylık net ücretinin 1.000,00 TL olduğunu belirterek hesaplama yapmıştır. Bilirkişi tarafından gerekçesi gösterilmeksizin belirlenen aylık ücret miktarına itibar edilerek hüküm kurulması hatalıdır. Mahkemece; yukarıda belirilen şekilde emsal ücret araştırılması yapılmalı, dosya içerisindeki tüm deliler bir arada değerlendirilerek ve davacının aldığı aylık ücret miktarı belirlenmeli ve uyuşmazlık konusu döneme ait dönem bordro kayıtları celp edilerek, davacının sigorta primlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirilip bildirilmediği denetlenmelidir. İşçinin sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik bildirilmesi, sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren bir durum olsa da; sigorta primlerinin , gerçek ücreti üzerinden yatırılmaması halinde, iş akdinin, işçi tararfında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24 üncü maddesinin (II) numaralı bendinin (e) alt bendine dayalı olarak, haklı sebeple feshedilebileceği de dikkate alınarak, fesih hususu değerlendirilmelidir. Eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olup, bu hususu bozmayı gerektirmiştir SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 06.11.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/4861, K. 2012/24475, T. 06.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-4861-e-2012-24475-k-54ffc1099f3d