Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/30600 E. 2013/29174 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/30600
Karar No
2013/29174
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, müvekkilinin 01.08.2009-11.02.2012 tarihleri arasında açık ocak işçisi olarak davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin tutulan tutanak kapsamında iş sözleşmesinin feshedildiğini, tutanak içeriğini kabul etmediklerini, müvekkilinin çalışma süresi boyunca işlerini yaptığını, müvekkiline herhangi bir uyarının sözkonusu olmadığını, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, karara rağmen işveren tarafından süresi içerisinde işe başlatılmaz ise sekiz aylık brüt ücret tutarında tazminatın belirlenmesine, davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının vardiyasında uyuduğunun tespit edildiğini, davacının savunmasında yaptığı davranışın yanlış olduğunun bilincinde olduğunu kabul ettiğini, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının fesih gerekçesi olan tutanağın ilgili olduğu hukuki olguyu ispat edemediği, tutanak tanığının davacının uyuduğunu görmediğini, disiplinsiz davranışını görmediğini söylediğini, davacının iddia edilen disiplinsizlikle ilgili davalı işveren tarafından ikaz edilerek sonuçlarının hatırlatılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı şirket vekili tarafından karar temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin h alt bendinde İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi haklı fesih sebebi olarak düzenlenmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğine göre davacının davalı işyerinde açık ocak işçisi olarak çalıştığı, davalı işveren tarafından hakkında tutulan tutanak nedeniyle 4857 sayılı Kanun’un 25/II-h. maddesi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı fesih sebebi yapılan uygunsuz ve saygısız davranışta bulunduğuna dair tutanağa ilişkin savunmasında ailevi sorunlar nedeni ile moralinin bozuk olduğunu, aldığı ilaçlar nedeniyle psikolojik olarakta iyi olmadığını, konteynırda sigara içmek isteğini, şefinin içerde sigara içmesine izin vermediğini, dışarının soğuk olması nedeniyle içerde sigarayı içtiğini, şefinin bu nedenle kendisine kızdığını ve aralarında ufak bir tartışma olduğunu beyan etmiştir. Davacının savunmasında da ikrar ettiği davranışın işyerinde olumsuzluğa sebep olduğu sabittir. Bu nedenle davalı işveren tarafından fesih sebebi yapılan olay haklı sebep ağırlığında olmasa da feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekir. Buna göre işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13.12.2013 tarihinde oyçokluğuyla ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, kararın onanması gerekir görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum. 13.12.2013

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/30600, K. 2013/29174, T. 13.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2012-30600-e-2013-29174-k-ab2a1c120f58