Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/27227 E. 2013/24333 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/27227
- Karar No
- 2013/24333
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :... Mahkemesi DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde dahili davalılar avukatı ve ... Makine San. Tic. A. Ş. tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı ... sözleşmesini haklı nedenlerle kendisinin feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, yıllık izin ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı davacının iddialrını kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınarak işçilik alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılar vekilince süresinde temyiz edilmiştir 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir, 2-Taraflar arasında ücretin belirlenmesi ve buna bağlı olarak diğer alacak isteklerinin hesaplanması konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır 4857 sayılı ... Kanunu'nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir ... karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve ... aralıklı zaman dilimlerine; dönemlere uyularak ödenmelidir. 4857 sayılı Kanun'un 32. maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir. ... sözleşmesinin tarafları, asgari ücretin altında kalmamak kaydıyla sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ücretin miktarını serbestçe kararlaştırabilirler. ... sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması taraflar arasında ... sözleşmesinin bulunmadığı anlamına gelmez. Böyle bir durumda dahi ücret, Borçlar Kanunun 323. maddesinin 2.fıkrasına göre tespit olunmalıdır. ... sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, ... sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir. Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, ... sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı ..., işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı ... bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir. Dosya içeriğinden davacının teknik servis elemanı olarak 2006 yılından beri aralarında organik bağ bulunan şirketler bünyesinde çalışıtğı, yurt dışın satılan makinaların teknik bakım ve onarım işlerini yaptığı, bodrolarda asgari ücret üzerinden ücret tahakkuklarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi davacının sunulan banka hesap ekstrelerinde biray içinde kısım kısım yapılan ödmeleri o ay için toplamak suretiyle aylık ücretin 3500 Dolar olduğunu kabul ederek hesaplama yapmıştır. Ancak bazı aylarda sadece 2000,00 TL ödeme yapılması varılan bu sonuç hakkında tereddütler uyandırmaktadır. Yapılan işin niteliğine çalışma yer ve şartlarına göre bordrolardaki asgari ücret veya davalının sonradan ileri sürdüğü 1000,00 TL ücretin de hayatın olağan akışını uygun düşmediği açıktır. Esnaf odası benzer işlerde çalışan işçilerin ücretini bildirmesi yerine davalı işyerinin sicil kayıtlarında yer almadığını belirterek müzekkereyi cevapsız bırakması sonrasında mahkemece başkaca emsal ücret araştırmasına gidilmemesi isabetsiz olmuştur. Bu kapsamda davacının kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, işyerinin özellikleri, göz önünde tutulmak suretiyle meslek oda ve kuruluşlarından emsal ücret sorulmalı, bildirilecek ücret dosya kapsamındaki mevcut bilgileri ile birlikte değerlendirilerek, aylık ücret miktarı belirlendikten sonra dava konusu alacakların hesaplanması gerekir. SONUÇ : Temyiz olunan mahkeme kararının yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.