Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2012/25190 E. 2012/25306 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2012/25190
- Karar No
- 2012/25306
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli ve haklı neden olmadan feshedildiğini ... sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren vekili, davacı işçinin iş yerinde muhasebe müdürüne fiili saldırıda bulunması sebebiyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı vekilinin vekaletnamesindeki vekalet pulu eksikliğini gidermemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 27/2. maddesinde, "Avukatlarca vekaletname sunulan merciler, pul yapıştırılmamış veya pulu noksan olan vekaletname ve örneklerini kabul edemez. Gerektiğinde ilgiliye on günlük süre verilerek bu süre içinde pul tamamlanmadıkça vekaletname işleme konulamaz." hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 76/1. maddesinde "..., açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde, noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya ... tarafından onaylanmış aslına uygun örneğini, dava yahut takip dosyasına konulmak üzere ibraz etmek zorundadır. " hükmü; 77/1 maddesinde "Vekaletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen ..., dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hallerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekaletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekaletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır." hükmü düzenlenmiş; 114/1-f maddesinde vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekalet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesinin bulunması dava şartı olarak sayılmış; 115/2. maddesinde ise, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için ilgiliye kesin süre verileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, Mahkemece, dava dilekçesi ekinde sunulan onaylı vekaletname örneğindeki vekalet pulu eksikliğinin giderilmesi için, tensip zaptının 1 nolu ara kararıyla, davacı vekiline bir haftalık kesin süre verilmiş, tensip zaptı davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin vekalet pulu eksikliğini verilen kesin süre içerisinde gidermemesi sebebiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 77/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk öncelikle, özel kanun niteliğindeki 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 27/2. maddesinde, vekalet pulu eksikliği sebebiyle vekile, on günlük süre verilmesi gerektiği düzenlenmesine rağmen, Mahkemece bir haftalık süre verilmesi hatalı olmuştur. Sunulan vekaletname örneğindeki vekalet pulu eksikliğinin giderilmesi için davacı vekiline on günlük kesin süre verilmesi, kesin süreye uyulmaması sonuçların da ihtar edilmesi gereklidir. Kaldı ki, dosya kapsamına göre, davacı vekilinin anılan yükümlülüğünü yerine getirmediği hususunda davacı asil haberdar edilmemiştir. Davacı vekilinin, mevzuat uyarınca vekaletname örneğine yapıştırması gerekli vekalet pulunu yapıştırmaması şeklindeki yükümlülük ihlali sebebiyle, bu husustan haberi bulunmayan davacı asilin, salt bu nedenle, Anayasa'nın 36. maddesinde teminat altına alınmış hak arama hürriyetini kısıtlar nitelikte, hak kaybına ... açacak şekilde değerlendirme yapılarak, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi uygun değildir. Mahkemece yapılacak iş, öncelikle, anılan eksikliğin giderilmesi için davacı vekiline on günlük kesin süre verilmesi, kesin süreye uyulmaması sonuçların da ihtar edilmesi; verilen kesin süreye rağmen eksikliğin giderilmemesi halinde ise, bu durumdan davacı asilin haberdar edilerek, davayı bizzat takip etmesi veya görevlendireceği başka bir vekil vasıtasıyla takip etmesi, ya da eksikliği bizzat kendisinin gidermesi imkanlarını kullanabileceğinin ihtar edilmesi, sonuca göre yargılamaya devam edilmesi ve böylece davacı asilin hak arama özgürlüğünün korunması gereklidir. Anılan nedenle, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi